“Tek’çi Zihniyetin Fikir Babası Zerdüşt!
İsmail Güner
Cuma, 16 Aralık 2011 19:48

Yeniden dünyaya gelme ÅŸansım olsaydı, teredütsüz KızılbaÅŸ/Alevi inancını seçer; bu inancın ‘YOL’ ehli olmaya çalışırdım...“AÄŸacın dalı yaÅŸken eÄŸrilir” derler!

Ben, ilk önce berrak akan ırmaÄŸa baktım, nehire aktığını gördüm! Nehire baktım, denize katıldığını gördüm! Denize baktım, ukyanusla birleÅŸtiÄŸini gördüm! DerinliÄŸine indiÄŸimde ise, deryada umman olduÄŸunu sezdim! Velhasıl bu deryada kendim bir damla su olduÄŸumu fark ettim...

 

KızılbaÅŸ/Alevi inancın tüm diÄŸer dinlerden ve inançlardan farklı olduÄŸu temel konu 

 

‘Yaradılış’ ve ‘DoÄŸuÅŸ’ olgusudur. EÄŸer KızılbaÅŸ/Alevi inancının gerek çok tanrılı, gerek tek tanrılı (Semavi) dinlerden en temel konularda bu kadar keskin çizgilerle ayrılmamış olsa idi, yüzyıllar boyunca süren, AleviliÄŸi semavi dinlerin içine monte etme çabaları ÅŸimdiye kadar baÅŸarıya ulaÅŸmış olurdu. 

 

İşte tarihe baktığımızda, tek tanrılı (Semavi) dinlere önayak olan Mezopotamya halklarına ruhani rehberlik yapmış ZerdüÅŸt inancı karşımıza çıkar!..

 

Tek tanrı, tek din, tek devlet, tek adam, bu ‘Tek’çi zihniyet anlayışı ta ZerdüÅŸtlükten itibaren baÅŸlıyor.

 

ZerdüÅŸt inancındaki doÄŸa, toplum ve insan gerçeÄŸine iliÅŸkin getirdiÄŸi felesfi perspektifler örneÄŸin; gündoÄŸumunda ve günbatımında insanların dua’ya durma ritüellini KızılbaÅŸ/Alevi inancından almıştır...

 

Ancak, ZerdüÅŸtlükteki ‘İyi’ ve ‘Kötü’ ritüelleri O, inancın en temel olgusudur. 

 

KızılbaÅŸ/Alevilik’te ‘iyi’ ve ‘kötü’ diye insanı ikiye ayıran bir olgu yoktur...

Devriye dönemlerin aÅŸaması vardır.

 

Bu ‘İyi’ ve ‘Kötü’ olgusunu ‘Siyah’ ve ‘Beyaz’ biçiminde tassavur ettiÄŸimizde ve bu iki renk birbirine katışınca ‘Gri’ renk ortaya çıkar! 

 

Yani ikisinin karışımında faşizm fikri doğar!..

 

KızılbaÅŸ/Alevi inancı dogmayı rededer. Bilimin geliÅŸmesini izler. Bilim insanla baÅŸlamıştır. 

Hiçbir insan ne ÅŸimdi, ne de ‘DoÄŸuÅŸ’ta mutlak bilgiye sahip deÄŸildir.

Bundan dolayıdır ki; ‘KızılbaÅŸlık/Alevilik tarihi insanlık tarihidir’ deniliyor. 

 

Ünlü Alman düÅŸünür Nietzsche, ‘Böyle buyurdu ZerdüÅŸt’ demiÅŸtir;

Marksist dehalar bütün –çok tanrılı ve tek tanrılı- dinlere vurgu yapmışlardır fakat KızılbaÅŸ/Alevi inancını görmezden (!) gelmiÅŸlerdir... 

Dehaların bu yaklaşımının altında yatan gerçek; bilimle ilgili olduÄŸu ve KızılbaÅŸlık/Alevilik inancı karşısında yetersiz kaldıklarından dolayıdır. Yani ikisi de aynı kapıya götürüyor...

 

KızılbaÅŸ/Alevi toplumun olduÄŸu yerlerde Komünist ve Sosyalist hareketlerin Alevi kanaat önderleriyle zaman zaman kıyasıya sert tartışmaların altında yatan gerçek; bilimsel ve mantık inancını temsil etmesinden ötürüdür...

 

Tabii takkiye ve hurafe aÄŸzıyla bol Kur’an da alıntılarla, eski Türkçeci dini kavramları kullanarak, dönem dönem bir kısım nesilin anlayamayacağı kavramların arkasına sığınarak, süslü ve kafiyeli satırlarla hafızalarını kirleterek edebsizlik yapmış olanlar vardır. Olabilir!..

 

Hatta gönül gözü kör olan bir kısım Kürt Alevi kiÅŸilikler, KızılbaÅŸ/AleviliÄŸi “ZerdüÅŸtlüÄŸün versiyonu” olduÄŸunu, bır kısmı “Åžamanizm” inancına baÄŸlarken, hafızası kirli, kafası karışık, takkiye ve hurafeler de “islam’ın "içi-özü” “hakiki müslüman biziz” diye İslama sığınan ahmâklar ne yazık ki bir türlü kendileri olamıyorlar!.. 

 

En son olarakta yaklaşık çeyrek asırdır Kürt hareketi PKK’ye liderlik yapan Abdullah Öcalan’ın gerek avukat görüÅŸme notunda, “Alevilik İslam’ın demokratik yorumudur.” (!) diye belirtmesi, -ÖrneÄŸin KızılbaÅŸ/Alevi inancını deÄŸerlendirirken- gerek İmralı’da yazdığı “Özgürlük Sosyolojisi” adlı kitabının 377 sayfası’nda; “İslam dininin imparatorluk ve iktidar aracına dönüÅŸtürülmesine karşılık, çok büyük direniÅŸ mezhepleri ortaya çıkmıştır. Alevilik ve Haricilik mezhepleri kabile ve aÅŸiretlerin özerk yaÅŸama politikalarını yansıtır. Sünni hükümranlık, sultanlık geleneÄŸine karşı her kavim bünyesinde görülen yaygın muhalif mezhep çıkışları, özünde aÅŸiret ve kabile halklarının direniÅŸçi ve özgürlükçü politikalarının sonucudur.” diyen Öcalan da tıpkı klasik Sol, takkiye ve hurafeler gibi AleviliÄŸi, kordon bağıyla İslam’ın göbeÄŸine baÄŸlama yorumundan öteye gidememektedir..

 

Ancak, ÅŸu realiteyi inkâr etmemek gerek; Abdullah Öcalan’ın "Özgürlük Sosyolojisi” adlı eserinde, beÅŸ bin yıllık merkezi uygarlıkların toplumsal sorun ve iktidar tekelleriyle iliÅŸkilendirerek dinlerin sosyolojik yorumunu yaparken, semavi dinlerin kutsal kitaplarındaki eskatoloji (ahiret inancı) etkisinde kalarak yorumunu geliÅŸtirmiÅŸtir! 

 

Dikkat ettiyseniz bahar aylarından beri Kürdler Caamî içinde deÄŸilde, çadırlarda dini vecibelerini yerine getiriyordu!..

 

İşte, YeÅŸil Türkçü AKP iktidarının BDP üzerinden kükreyerek KCK yapılanması için; “ bunlar dinsizliÄŸi öÄŸretiyorlar” “Öcalan peygamber olarak gösteriliyor” diye kıyameti koparması da bundan dolayıdır!..

 

Åžu yalınkat bir gerçeklik; KızılbaÅŸ/Alevilik yani Hakk Erenlerin YOL’u insanı kendi inancının merkezine koyduÄŸuna göre ve toplumsal doÄŸa ahlak sistem iÅŸleÄŸinin gereklerini yerine getirdiÄŸine göre elbette, bakî dünyanın sorunlarına da çözüm getirebilir!..

 

 

Îsmaîl Güner

İ Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
renginzreklam
English French German Turkish

Radyo Dinle

radyo soÄŸucak dinle soÄŸucak facebook grubumuz

Destekleyenlerimiz

Soğucak Köyü Reklam

Ziyaret

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün305
mod_vvisit_counterDün943
mod_vvisit_counterBu Hafta2166
mod_vvisit_counterGeçen Hafta6933
mod_vvisit_counterBu Ay23036
mod_vvisit_counterGeçen Ay33837
mod_vvisit_counterToplam792278

Yol Tv Online İzle

Elbistan Yerel Haber