Değerlere Banmış Asalaklara İthaf Olunur...!
İsmail Güner
Cuma, 16 Nisan 2010 18:09

 Ä°smail Güner /İsviçre

Tarih: 10 Eylül 2009 PerÅŸembe

 

  Ä°nsanların güzel mutlu bir yaÅŸam sürdüÄŸü ülkelerde, kuÅŸkusuz büyük mücadeleler sonucu bu rehavete kavuÅŸmuÅŸlardır.
Ve demokrasi, özgürlük ortamını saÄŸlamak içinde büyük bedel vermiÅŸ ve ödemiÅŸlerdir.

Ben, insan olarak, insanca bir yaÅŸam sürmeleri için, ödenen bu bedel ve deÄŸerler üstünde asalakça, vijdansızca, yaÅŸamı boyunca hiç bir emek vermeden, insani bir yaÅŸam için kendini feda eden ve günümüzün en yakıcı olan toplumsal ve ulusal demokratik özgürlük mücadelesine yaÅŸamı boyunca duyarsız olan ve 'serseri mayın' durumunda olan ve heran saÄŸa sola patlayacak bön kafalı yarattıkları, bu yazıda irdelemek istiyorum!...

Emek süreci nedir?...diye hiç birzaman kendilerini sorgulamayan bu bön kafalı yarattıklar, yaÅŸamları buyunca bir çevre koruma kuruluÅŸun eylemine birgün olsun katılmış deÄŸil!...

Herhangi sivil toplum örgütün eylemine destek sunup katılmış deÄŸil!...

İnsani bir kuruluşa maddi ve manevi olarak, bir bilet parası dahi olsa katkı sunmuş değil!...

Kürd ulusuna mensup ise, "ben politikayı sevmem" diye sahtekarca köÅŸe bucak kaçarak, başı herhangi bir sorunda belaya girdiÄŸinde " ben falan örgüttenim" diyerek karşı tarafı tehdit edebiliyor/edebiliyorlar.

Bizzat ben buna tanık oldum...

Ama bu asalak takımı, toplumsal mücadele süreçlerinden her ne kadar sakınsalarda, toplumsal mücadelelerin hışmına uÄŸramaktan kurtu­lamıyorlar. Bu da diyalektik gerçeÄŸinin bir yansımasıdır. Zira ırkçı ÅŸöven egemen sistem kendi dışında herkesi sokar, bazende kendi kendini tahrip eden duruma gelir.

1970 yılında bu yana (Gerek sınıfsal, Gerek ulusal mücadelede) verilen bedeller üzerine Avrupa ülkelerinde İltica ederek, en güzel bir eÄŸitim sistemiyle çocukları eÄŸitimini görmekte!
Kendileri dışında hemen hemen tüm aile çevreside iltica ettiÄŸi ülkenin oturumu veya vatandaÅŸlık hakkınıda elde etmiÅŸlerdir!
Bir kaç yıl geçmeden hemen dönüÅŸünüde yaparak, bir otomobile atlayıp dalkavukçuluÄŸunu yaptığı kiÅŸilerle birlikte memleketlerinde fakir insanlara hava atarak gerdan da kırarlar.

Hatta; bazıları sosyalde çifter bütçe almak için resmi evliliklerini bitirerek, hem iltica ettikleri ülkelerde, hem geldikleri memleketlerine gidip gelerek akla gelmeyecek pis kirli iÅŸler yürütmektedirler.

Bireysel rahatlığın, tembelliÄŸin ve mülkiyet edinme hırsının kıskacında yaÅŸarlar. Hiçbir disiplin tanımaz, hiçbir görev almazlar. Vicdani bir hesaplaÅŸma içinde deÄŸildirler.

Vicdan kişinin kendini sorgulamasıdır.

Kısacası insanın insan olmasıdır.

Ee bir bakıyorsun bu asalak bön yaratıklar; bir gün dahi olsa bir iÅŸgücü alanında emek sürecine katılmamış!...
İşgücü alanında bir saat dahi olsa, üretime katılmadığı gibi birde durup derlerki; " sosyal, benim hakkımı bana vermeye mecbur!"
İyiden, güzelden, haklıdan, emekten yana olan deÄŸer yargılarının etkisini azaltarak-zira beleÅŸ yaÅŸamak çürümenin, yozlaÅŸma bunların öbür adıdır.

Halbuki geldikleri yerlerde, bir sigara veya Kıraathanede çay içecek paraları dahi bulunamıyordu!...
Bir sigara veya çay parasına; sonu hüsranla biten kiÅŸilere dalkavukluk yaptıkları çok iyi biliniyor.

Böyle kiÅŸiliklerden bırak baÅŸkaldırı, "Hakk" arama, onurlu ya­ÅŸam mücadelesini vermeyi veyahut duyarlı olmayı, yanında bir dakika dursan, pis koku salgılamaya baÅŸlarlar!

Åžunu bir on dakika da olsa zahmet edip düÅŸünmez; bu rahat ve güzel sosyal yaÅŸam ortamı ne tür bedeller sonucu elde edilmiÅŸtir acaba diye?...

16 yaşında bir genci, Yunan polisi öldürdü diye günlerce Yunan halkı ülkesini altı üstüne getirdi.
Avrupa aya kalktı adeta!

Bırakalım bir asır önceki isyanları!...1970 yılından bu yana binlerce insan toplumsal, ulusal mücadelede insanca bir yaÅŸam harcı oldu!...peki bu bön kafalı yaratıklar, heçmi rahatsız olmuyorsunuz?...

Bu uÄŸurda yaÅŸam harcı olmuÅŸ deÄŸerlere dayalı vurdum duymaz olan bön kafalı bu yaratıklara demem oki, oturup yedikleri lokmalar onların boÄŸazına dizilsin! Hakkın tüm laneti onların üzerine olsun!...

Sen herhangi bir konuda siyaset diliyle mantık'ı sorgularsın.
O, bön kafalı/kafalılar "bana politika yapma" der.

Daha doÄŸrusu bu bön kafalılara göre siyaset-politika, Türkiye'de yapılmalı, veya bir illegal örgüte mensup olmak, ya da bir düzen partisinde yapılır!...

Gelip iltica ettikleri ülkelerde insan örgütlülüÄŸün potansiyelini görmeyen ÅŸaşı-körlerdirler adeta...
ÖrneÄŸin benim kaldığım ülke İsviçre'de göçmenlerle birlikte 9 milyon nüfusu var; 35 milyon örgütlü insanın varlığından söz edilir.

Tabi bazıları A,B örgütün çevresinde bir dönem dolaÅŸan/dolaÅŸanlara göre, siyaset-politika'dan sözeden, yazan-çizenin feodal çevresiyle mutlaka iliÅŸkilerinin olması gerekiyor!...yani duyarlılık buradan baÅŸlıyor bu soytarılara göre!

Bunun üzerinde zaman zaman düÅŸünmedim deÄŸil!
Mesela kendim çeÅŸitli sayfalarda yayımlanan yazılarım genelde siyaset içerikli!...

Lenin derki; "Devrimci mücadele ailede baÅŸlar!"

Ee ben devrimcilik yapıyorum diye bir iddia da bulunmadığım gibi, feodal aile çevremide kazanma diye bir derdim olamaz herhalde!

Artı, bu asalaklar verilen ve verilmekte olan her toplumsal mücadelenin, her et­kinliÄŸini, her davranışını, her faaliyetini karalayarak, çamur atarak, yönelmeden de edemezler.

Fiziken bu asalak ve bön kafalı yaratıklar görünürde varlar, ateÅŸli nutuklar atarlar, hatta neden ÅŸunlar, ÅŸunlar yapılmıyor diye de ahkâm keser­ler. Peki nerede varlar?...

Elbette pek riskli olmayan yerlerde boy gösterirler. Åženliklerde, gezilerde, gecelerde, dü­ÄŸünlerde, fazlaca riskli olmayan bar-disco ortamlarında varlar. Kısacası leÅŸe konmak için fırsat kollarlar. Ve buralarda en pespaye kokuÅŸmuÅŸ pısırık sahte feodal pozlar atmaya özen gösterirler. Sosyal ortamlarda kendilerini iyi hissetmeyen bu bön kafalılar, baÅŸkaları hakkında iyi ÅŸeyler düÅŸünmezler. İnsanların kusur ve hatalarını ararlar. Bu olmadığını kanıtlamaya çalışırlar.
At­tıkları bu pos-payeler bönlüklerini ortadan kaldırmaya yetmiyor. "en iyi kiÅŸi benim" imajını vermek isterler.

AÅŸağılık duygusu olan bu bön kafalılar, toplumsal konuların konuÅŸulduÄŸu ortamlarda suskunlar. DiÄŸer insanlar kadar zeki ve ilginç olmadıklarını düÅŸündüklerinden kendi bakışıyla basit gördüÄŸü insanlara baskın çıkmaya çalışırlar. fakat toplumsal konuları irdeleyen insanlarla birlikteyken susmayı tercih ederler çünkü bunun yalnızca aptallıklarını ya da bönlüklerini kanıtlayacağını düÅŸünürler.

Bulundukları yerlerde gerek yönetildiÄŸi sistemin önyargıları, gerek toplumsal önyargıların kıskacına takıldıklarında, aÄŸlayıp sızlayarak, ortaçaÄŸ türü "hurafe"lere sığınırlar.

Bu tip bön kafalı yaratıklara yön veren bazı iÅŸgüzârların da payları vardır. Bu tür bön kafalı yaratıklara gereksiz bilgiler empoze ederek, böyle davranmalarına neden oluyorlar.

Sizin eleştirileriniz ne kadar yapıcı ya da naif olursa olsun, her eleştirinizi kişisel bir saldırı olarak algılarlar.

Peki bu bön yaratıklar bu cesareti nerede buluyorlar?...

KuÅŸkusuz birazda, bir kaç kuruÅŸ maddi çıkarı bu kesimde elde eden PKK gibi örgütlerin konsey üyelerinin zaman zaman yaptıkları sakat politikardan alıyorlar!...

Sanırım bundan 7-8 yıl önceydi, PKK konsey üyelerinden Cuma (Cemil Bayık) örgütün yayın organında sözümona sosyalizm'i deÄŸerlendirirken aynen ÅŸöyle diyordu; "biz siyaset-politikayı bir avuç kesimin elinde aldık, halkın eline verdik!"

İşte siyaset-politikayı eline verdikleri, bir kısım asalakta bunlardır.

Mesela, kendilerini Türkiye devrimci örgütü temsilcisi sayan sol/sosyalist hareketler, devrim ÅŸehit ailelerine çok özen gösterdiklerini gördüm ve bu aileleri örgütlü bir seviyeye getirdiklerini gözlemledim!...

Fakat, Kürd Ulusal Özgürlük Mücadelesini veren harekete baktığımızda, ÅŸehit ailelerini deskalife ettikleri gibi, bu deÄŸerlere banmış asalak takımının Kürd özgürlük hakları için kendini feda edenlerin bırakın ailelerini, onlarada ulu orta yerde dil uzatmaktan geri durmuyorlar!

İşte özellikle PKK'nin "biz ÅŸehitler partisiyiz!" deyimi slogandan baÅŸka birÅŸey ifade etmediÄŸi ortaya çıkıyor.!

***

Peki kendim hangi toplumsal-ulusal mücadele dönemlerinde duyarlı hale geldim diye sorulacak olursa; kuÅŸkusuz 1970-80 devrimci dalgayı ezen 12 Eylül Cuntasının bize miras bıraktığı enkazın çok zorlu yaÅŸantısını yaÅŸayarak, görerek, o gün bugün'dür, nerde çocuklar savaÅŸ maÄŸduru olsa, nerede halktan insanlar en temel hakları için mücadele verirken, her türlü insalık dışı muameleyle karşı karşıya gelse, umut ferim söner!...

Uykular benim için ızdırap olur!...

Yakınlarımdan birilerini kaybetsem belki bukadar hassasiyet duygularım kabarmaz!...

Bazen kendi kendime diyorum neden bukadar hissiyatım kabarıyor?
Sende biraz olsun bu duyarlılıktan uzak kalsan!
Fakat olmuyor yapamıyorum!...
Hep sanki kısa bir sürede toplumsal sorunlar çözülecekmiÅŸ gibi bir hissiyat içine giriyorum.
Sonra düÅŸünüyorum ve diyorumki, insanların çoÄŸu duyarlı olsaydı eÄŸer, bu ütopyan gerçekleÅŸirdi elbet!

Åžu sıralar dem vurdukları 'açılım'lar yine fos çıkıyor!...
Neden mi?
İşte bu bön kafalı yaratıkların bu duyarsızlığı yüzünden.
Peki daha kaç nesil isyan edecek acaba?

Çocukluk dönemimde tanık olduÄŸum bir Anekdot anlatayım; 12 Eylül Cuntası darbe yapmış! Bizim yörede epey insanda bu darbeden nasibini almıştı.
Bir köylüm darbe sonrası, devrimci mücadeleden dolayı tutuklananları tüye almıştı. Daha doÄŸrusu dalga geçiyordu. Heç unutmadım. Daha sonra bölgede Kürd Ulusal Mücadelesi geliÅŸince, komÅŸu köyde evli olduÄŸu köy dolmuÅŸçuluÄŸu yapan eÅŸi, göz altına alınıp MaraÅŸ'ta aynı akibete uÄŸrayıp, bir 3,5 sene mahpus yatıp çıkınca, hatırlatılar kendisine ve yurdunu terk ederek ÅŸimdi iltica ettiÄŸi ülkede ogün bugündür ne lehte ne aleyte konuÅŸur ve uslu, uslu yaÅŸamını sürdürmektedir.

Musade ederseniz bir örnekte ÅŸaun yaÅŸadığım ve kaldığım ülke'de vereyim; bundan yaklaşık 7 sene önce yönetim kurulu üyesi olduÄŸum Federasyon'un yayın-organ'ını, 78 kuÅŸağı devrimci kesimlerden birine vermek için mekanına gitmiÅŸtim!
Kendi kuÅŸağında olan birinin özeleÅŸtiride bulunarak, Alevi inancına yanlış yaklaşıldığı konusunda söz ettiÄŸimden dolayı, geçmiÅŸine saygı duyduÄŸum bu insan, ani tepki göstererek, beni evde kovacak derecede reflesk gösterdi ve yaklaşık 3 seneye yakın konuÅŸmuyorduk.

Geçen aylarda, arkadaşım geldi bana; "felan kiÅŸi senin için, İsmail, konularda tam toparlayıcı olsa ve insanlarla tartışırken agresifliÄŸini aÅŸmaya çalışsa, gerçekten kimse tutamaz! fakat ne yazık ki, sahibi yokmuÅŸ!" diye bana söyledi!

Yani ben kimseye kendimi anlatmak, kanıtlamak gayesi gütmedim bugüne kadar!
Bu alanda bir kaç yıldır yeterli veya yetersizde olsa yaptığım çalışmalar ve yazdıklarım daha doÄŸrusu duruÅŸumla ilgili olduÄŸundan dolayı bu kanıya varmış olmalı.

Sonuç olarak; eÄŸer bu asalak ve bön kafalı yaratıklar, en yakıcı olan toplumsal mücadele için azda olsa örgütlenemiyorsa kahredici yanı ağır basar, yani nağır sürüsü gi­bi, sağıltılır ve köle bir ruhla yaÅŸar/yaÅŸarlar.

Gerek toplumsal, gerek ulusal mücadele veren ve bu uÄŸurda bedel vermiÅŸ ve bedeli olan kesimlerin yapması gereken en önemli ÅŸey; kendi deÄŸerlerine sahip çıkmanın tek yolu, hızla kendini örgütlemekten geçtiÄŸinin bilincinde olmaları gerekiyor.

Ama müca­delenin bilincinde olanlar örgütlüdür, yaratıcıdır, güçlüdür.

HoÅŸkelam...



 

  

 Ä°smail Güner /İsviçre
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
English French German Turkish

Radyo Dinle

radyo soÄŸucak dinle soÄŸucak facebook grubumuz

Destekleyenlerimiz

Soğucak Köyü Reklam

Ziyaret

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün301
mod_vvisit_counterDün943
mod_vvisit_counterBu Hafta2162
mod_vvisit_counterGeçen Hafta6933
mod_vvisit_counterBu Ay23032
mod_vvisit_counterGeçen Ay33837
mod_vvisit_counterToplam792274

Yol Tv Online İzle

Elbistan Yerel Haber