|

Siz, düÅŸman olduÄŸunuz hasmınızı vurup öldürebilirsiniz!.. Tamam bunu kanıksadık diyelim...
Peki, hangi insanın kitabında yazar; yıllarca dedelerinizin, babalarınızın hürmet gösterdiÄŸi bir kiÅŸiyi insanlıkdışı bir biçimde vura vura öldürerek, üstünü başını parçalayarak, dünya insanlığının karşısında linç ederek bir mezbahane de teÅŸhir etmek?Kaddafi’nin parçalanmış bedeni, “bizimle iÅŸbirliÄŸi yapmazsanız, sonunuz böyle olur” denilerek,
diÄŸer bölgelerde emperyal güçlerle çeliÅŸki yaÅŸayan yönetimlerine karşı bir gözdağı ve propaganda örneÄŸidir.
Emperyal güçlere ve onun içteki maÅŸalarına karşı Kaddafi, demokratik reformlar yapsaydı ebediyen efsane liderliÄŸini koruyacabilecekti elbette!..
Fakat, O’nu vahÅŸice öldürenler unutmasınki, kendilerini maÅŸa olarak kullanan emperyal güçlerin uygulayacağı sistemden ötürü, onların anlarının ve bacılarının kirli donlarını eline verip Libya sokaklarında dolaÅŸtıracaklardır!..
İnsan diyor aÅŸka gelerek canlı bir varlığı insanlıkdışı bir biçimde öldürmek, sadece OrtadoÄŸu ve müslüman toplumuna özgü birÅŸey mi acaba? Ama, Batılı Haçlılar ve Yahudilerin tarihine baktığımızda onların da müslümanlardan aÅŸağı kalır yanı yoktur!..
* * *
Emperyal haydutların OrtadoÄŸu’da yıkma sırasını Essad rejimine getirdi. İran’a sıranın gelmesinin ardında ÅŸuan yeÅŸil Türkçü AKP eliyle tekçi ve faÅŸizan bir zihniyette doÄŸru evrilen Türk Cumhuriyeti odağındadır...
T.C Başı olan bir CumhurbaÅŸkanı “intikam” derse, BaÅŸbakanı “kadın da olsa, çocuk da olsa, yaÅŸlı da olsa, gereÄŸini yaparız” derse sokaktakilerin davranışlarını varın siz hesap edin...
ÇoÄŸumuzun yüzlerce kez uzak diyarlarda üzüldüÄŸü Wan depreminde, insanlığını yitirmiÅŸ cehalet tayfasının ırkçılığı da doruÄŸa çıktı.
Mazallah Türk kızılayının yardımlarından önce siyasetçiler seferber oluyor!
Türkiye de cehalet başını almış gidiyor!..
Wan’daki depremin ardında afete sevinen ırkçı dalga depremi söylemleriyle siyaset malzemesi yapan Türk sosyal medyasının sunucu ve izleyicisinin insanlıkla hiç baÄŸdaÅŸmayan yorumları havada uçuÅŸuyordu!...
O cenahta gidiÅŸat böyleyken, Avrupa’da yıllardır toplumsal mücadelenin deÄŸerlerine dayanarak rantını elde eden, tatil günlerini Türkiye’de geçiren, arsasını, evini Türk metropol kentinde satın alan ve Wan’daki deprem için güya Kürtleri savunur görünmek adına; “kürtlere böyle yaparlarsa allah da onları böyle cezalandırır” diyen ve kendince taraflı olan bu cehalette azınsanmayacak derece çoktur!
Yani Türk ırkçı güruhun nefret duygularının bu denli ÅŸahlanışında Kürt kesiminin de payı azımsanmayacak kadar çoktur!..
DüÅŸünsenize; Wan’ın hangi coÄŸrafyada olup olmadığını bile bilmiyor!...
Ama, toplumsal deÄŸerlere dayalı maddi çıkarlarını elde etmek için böyleleri fırsatı kimseye de vermez!...
* * *
Åžu yalın bir gerçeklik; dünyada bulunan ülkelerdeki iktidarların, gerek o ülkelerde bulunan toplumsal, sınıfsal ve ulusal hareketlere karşı geliÅŸen ve alternatif olan “toplumsal muhalefet” yoksa korkmalısınız...
Bilinki, muhalefeti olmayan o ülke ve hareketler, baskıcı, totaliter ve diktatördürler!...
Ve de linç üzerine inÅŸa edilen sözde “ilerici demokrasi” de toplumun bilincini kirletiyor...
Îsmaîl Güner
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
24 Ekim 2011
 |