Bir Yıl Sonu Panorama Yazısı...
İsmail Güner
Perşembe, 23 Aralık 2010 22:13

Denilebilinirki, ÅŸu Bakî dünya’nın üvey evladı ve en eski kadîm Kürd halkının baÄŸrında çıkmış, dönemsel olarak, kurulan çeÅŸitli yönetim ve sistemlere bilgelik yapmış ve muhalif olarakta dik durmuÅŸ Kürd aydın ve ÅŸahsiyetler olmuÅŸtur/olacaktır...

Ancak, çeyrek asırlık güncel yaÅŸamım boyunca, bu son yılın sonuna kadar Kürdlerin içinde geçmiÅŸ zaman Kürd ‘bilge’si olan ÅŸahsiyetlerin varolduÄŸundan ümidimi kesmiÅŸtim!...

 

Neden ümidimi kesmiÅŸtim?

 

Bu çeyerek asırlık zaman tünelinde, Kürd halkı adına mücadele veriyorum diyen hareketlerin ister içinde, ister çevresinde bulunan Kürd aydın-yazarlık yapan kalemÅŸörlerine baktığımda, ideolojilerin hegemonyasının etkisinde, özgün duruÅŸun dışında spariÅŸle yazan, ahlaki ve politik toplumsal aÅŸama çıtasını yükseltemeyerek, sistemlerin hegemonik enkazı etkisinde kendilerini kurtaramayıncada Kürd halkı nezdinde olması gereken yerde de deÄŸiller.

Geçenlerde Kürd internet gazetesi www.kurdistan-post.ru
‘dan bana gelen bir mesajla; Kafkas Kürdlerinden yani Kızıl Kürdistan (Kurdistana Sor) lı sevgili Hejarê Åžamil ile Hülya YetiÅŸen’in yaptığı röportajı okuyunca, iÅŸte günümüzün Celadet Bedirxan’ı, dedim. İlgili olanlar röportajı bu linkten (http://www.nurhakdagi.net/modules.php?name=News&file=article&sid=11403
) okuyabilirler!

İşte yukarıda bahsettiÄŸim sözümona Kürd halkı adına o kalemÅŸörlük yapanların yüzündendir ki, Hejarê Åžamil, gibi Kürd edebiyatına çok ÅŸey katmış/katacağı bir deÄŸerimizi tanıyamıyoruz/tanıyamadım bugüne kadar...bundan benimde hatamın payı azımsanamaz...

Celadet Bedirxan bilgemizden bahsetmiÅŸken, sürgünde dert ve elemler, özlem ve kederler, gündelik yaÅŸam zorlukları kendisinin üzerinde bir karabasan gibi çöküyor. Ev bark sahibi oluyor, görüÅŸtüÄŸü dost ve ahbaplarıda var! O diyarlarda hâlâ kendini bir yabancı gibi görüyor.

Ve Celadet Bedirxan, bir dostuna ÅŸunu diyor; “Beni üzen en çok ÅŸey, Kürtlerin tavrı ve dedikoduları oldu. Bir yandan omuzlarımdaki o ağır yük, bir yandan da Kürtlerin kıskançlığı, çekememezliÄŸi, bilinçsizliÄŸi, katlandığım zorluklara eyvallah, ama hâlâ anlamış deÄŸilim. Kürtler birbirlerine karşı neden bu kadar acımasızlar! Mücadelem, iÅŸim, alınterim, uykusuz gecelerim, yarattıklarım hep onlar içindi, onlara bir faydam dokunsun diyeydi.” diyor.

Bunları anlattığı dostu da; “Mirim daha öncede söyledim sana, Bazı Kürd atasözleri var ki, boÅŸa söylenmemiÅŸler. Onları en iyi anlatan o sözlerdir. Mesela ÅŸunu demiÅŸler; avluda yetiÅŸen pancar, ev sahibine acı gelir. Bu söz, Kürdlerin bin yıllık durumunu çok iyi özetliyor. Sen yabancı biri olsaydın ve bütün bunları yapsaydın, asıl ozaman sana verilen deÄŸeri görecektin. Ama ne yazık ki, sen onlardan birisin! Neden Kürdler hiçbir zaman baÅŸarılı olamıyor? Bilgili bir insansın. Kürdler birbirine düÅŸman; avlularında yetiÅŸen pancar acı gelir onlara.” diye anlatıyor.

Sanırım yazım yaÅŸamında kalemÅŸörlük yapanlara karşı yukarıda verdiÄŸim örnek, bu konuda ne ima etmek istediÄŸimi anlamışsınızdır!...

* * *

İnternet sahasında ve yazılı basında mahlas kullanma, okuyucu mektubu yorumcu rumuzu kullanan ve alışıla gelen bir durumdur. Ancak açık kimliÄŸi ve soyadını kullanan ev kullanmayan arasında ciddi bir fark var!

Biri maskeli diÄŸeri maskesizdir...
Maskeli olan kiÅŸi defoludur!

Bunu dediÄŸimizde bazı defolu kiÅŸilikler, “ozanlarda mahlas kullanıyor” diyor.
Peki siz ozanmısınız!!!

Ozanlar, kullandıkları mahlasları halka ve kamuoya mal oluyor!


İşte yine geçenlerde bir hareketin resmi askeri internet sitesinde mahlaslı biri, Kürd bir aydın yazara karşı tehditvari bir eleÅŸtiri yazısı yazdı. Burada hak etti veya etmedi tartışma tarfgirliÄŸine girmiyorum...
Fakat bu hareketlerin çevresinde gerçek isimleriyle yeterince kalemÅŸörlük yapanlar dururken neden böylesi mahlas kullananlara, tehditvari eleÅŸtiri yazıları yazdırırlar anlamıyorum...

EleÅŸtirilen ÅŸahsiyette tam bir maÄŸduriyet içine düÅŸürülerek popüler ediliyor/oluyor...

Aynı ÅŸekilde Kürd internet gazetelerinde birlikte yazı yol arkadaÅŸlığı ve emek sahibi olanlarda kurumlarına ve emeÄŸine ters düÅŸerek, emeklerine saygısızlık yapmaktadırlar...

İnternet isim sahibi olan ile editörlük yapan çalışan arasındaki sorunlardan dolayı, emekleri ziyan olan aydın-yazar kesimide tarafgir olmadan en doÄŸal bir biçimde kendi yolunu ayırarak, pekâlâ yeni sayfasını kurabilme hakkına sahiplerdir...

Ancak Kürd internet gazeteleri arasında önemli bir yere gelen Kurdistan Post Com’a emek veren sayın Hasan Bildirici, “sitenin sahibi YaÅŸar Kaya idi. Bu simgeyide taşıma hakkına sahiptir.” diyor.

Ne Kürdistan, nede Kürdistandaki kurumlar vs. Kimsenin tekelinde deÄŸildir.
KiÅŸisel simge olanın dışında, herkes bu tür kurumların devrini alır ve yürütür!
SimgeleÅŸmek isteyen varsa, kendi ismiyle öne çıksın!

Kim oldukları bellirsiz kiÅŸilerin mahlasların yazılarını yayımlayarak onu bunu teÅŸhir ederek ve baÅŸka yerlere jurnalayarak küçük düÅŸürmeye kalkarsanız gelineceÄŸi nokta budur ve emeklerinize ters düÅŸersiniz...

Malame org sahibi sayın Ali Usta’da, ne sahibi olduÄŸu günlük internet gazetesinde yayın yapar, nede yazı yazar, fakat intihara teÅŸebüs etirilme sonucu ortadaki bir cenazeyi kaldıracağına; suçlu peÅŸine düÅŸmüÅŸ...
Yaşar Kaya ile yayın yapmayan birer sayfanın sahibisiniz!

Toplumsal hizmet sunan Nurhakdağı İnternet Gazetesinde verdiÄŸim emek yeterli görülmüyor toplum tarafından ve bu ÅŸahsiyetler kadar popülerde deÄŸilim ki, kendi kiÅŸisel sayfamı kurayım...

...Sanada hukuk lazım birgün!” diyor bana...
O kadar hukuksuz bırakılmış ve adaletsizliÄŸe o kadar uÄŸramışımki, bu hukuk ve adalet sözcükleri bana çok yabanıl geliyor sayın Usta!

Teknik konulardan az biraz anlıyorsun sevgili Ali! Sen bize lazımsın...

Sayın Usta, “benim sitemin logosunu sende dahil, birileri almaya kalksın, donuna varana kadar hukuk alırım.” dedi bana!... vallahi birbirimizle uÄŸraşırken, egemen hegemonya güçleri donumuzu çoktan almış! Don kaldımı ki, alasın sevgili Ali-:)
Bir söz vardır hani; “bir cenazeyi çok yuyarsan, osurur ve ortalığa pis koku salgılar!” diye.


* * *

Geçenlerde mutfakta oturmuÅŸ kahvaltı ediyoruz. OturduÄŸum apartmanın yanında biri önde iki kiÅŸide yanında yürüyenlerin arasında Kongere Gel BaÅŸkanı Zübeyir Aydar, AÄŸası, uzaklardan gelen maraba vari bir biçimde sarılan ve kardeÅŸini PKK saflarında getirten ve karşı binada oturan Diyarbakır’lı birinin evine giderken bize doÄŸru bakarak geçiyordu. Fakat bu iki ÅŸahıs hiçte Kürdlere benzemiyordu! Vardıkları noktadan sonra hemen geri döndüler.

Ben henüz yazım yaÅŸamına geçmeden önce, bildiÄŸi ve bozulmuÅŸ kürtçe ÅŸivesinin dışında baÅŸka ve Kürdistani ruhtan yoksun bu Diyarbakırlı, ben “ilkeli” olunmasından bahsederken; “kimse pkk’yei kalaliyamaz!” diye bana tepki gösterince o günden beri muhatap almıyorum...

Alanda herhangi bir birim toplantısıda yoktu.
Ama sözde bir çalışanın aile sorunu olduÄŸu söyleniyordu. Onları barıştırma nedeniyle gelmiÅŸ olabilir deniliyordu.

Tesadüf bu ya, Zübeyir Aydar, uluslar arası narkotik listesine alınmış, bulunduÄŸumuz Kantonda o sıralar baÅŸka bir Kantonda kamyona yüklenen karton paketleri içinde sekiz triliyon İsviçre Frank’ı deÄŸerinde eroin basın gündemine düÅŸtü.

Akabinden peÅŸe peÅŸe Zübeyir Aydar’ın Türk basınında haber ve mülakatları yayımlandı. Bir Türk bayan basın mensubuda çok ahlaksızca; yapıyormusunuz uyuÅŸturucu kaçakcılığını? diye bir soruda soruyor.
İsteyen örgütten ayrılabiliyor mu? Ayrılıpta evlenenler infaz ediliyor? diye soruluyor; ayrılan bir sürü insan var Avrupa’da! Yok böyle birÅŸey diyor...

Yani Avrupa’da ayrılanları infaz etmek biraz zor diyemiyor tabiî.

Ailesi darma dağın edilen biride Remzi Kartal’dır...
Bunların kendilerinin isminin kamuoyu nezdinde bilinmesi ve kendilerinden söz edilmelerini, ailelerinin dağılmasına yeÄŸlemiÅŸlerdir!

Mesela, kaldığım kantonda henüz on sekiz yaşına bile giremeyen ve ailesi ile biraz problem yaÅŸayan bir genç kızı saflara götürmüÅŸlerdi. Bu genç Kürd kızı Osman Öcalan’ın PKK’de ayrıldığı grubun içinde zorunlu kalarak Güney Kürdistan’da Osman, bir hemÅŸerisi ile evlendiriyor. Bir çocuk sahibi oluyor ve oradan ülkeye giriÅŸ yapmak zorunda kalmış. Tabi daha önce bu Kantonda kendisini tanıyan ve sistemin vıcıklaÅŸmış terbiyesini alarak deÄŸerler üzerinde burada yoz yaÅŸam süren sözümona bazı soysuzlar, ucuzca “hain” yafta yakıştırması da yapabiliyor.

DiÄŸer bir husus; Abdullah Öcalan, ‘Demokratik özerklik anayasa’sından ‘Demokratik özerklik statüsü’ne evrildi...

İktidarda olan AKP ve diÄŸer düzen partilerinide çözüm üretmemekle suçlayarak, dümeni Fettullah Gülen Cemaat’ine kırdı...

Hatta Cemaat olmadıkları, onun yerine sivil toplum kuruluşu (....) vb. bir parti gibi olduklarını beyan etti!

Birlikte Türkiye ve OrtadoÄŸu’yu dizayn edebileceÄŸini öneriyor...
Statükocu güçlerininde çözümden yana olmadıklarını ve ümidini onlardan da kestiÄŸini deklare etti..

Ben, referandum öncesi yazmıştım! AKP ince bir politikayla tasfiye amaçlıyor, sorunu çözemez diye...

Öcalan, kendisiyle görüÅŸenlerin hükümet deÄŸil, devlet adına görüÅŸtüÄŸünü söyledi.

Peki sorunun çözümü için ÅŸimdi geriye ne kaldı?...

Birisi, Küresel hegemonya bünyesinde barınan Gülen Cemaat’ı, onunla Öcalan, dirsek temasına geçmiÅŸ bulunmaktadırlar.

İkincisi, Haziran genel seçimlerinde, derin devlet yapılanmasının desteÄŸi ile iktidara gelecek veya getirilecek demokratik güçler kaldı.

Hatta deniliyor ki, Atatürk, ölmeden önce; “Türkiye Cumhuriyet’ine Komünizm dahil herne inÅŸa edilecekse, oda biz Kemalistlerin onayı ile olur ancak!”.

Öcalan, silahsızlanmayıda Qandil tek başına yapamaz! onu bana bırakın diyor.
Qandildekiler şartsız, itirazsız kabul etmek zorundadırlar...
Yani onu bana bırakın derken Öcalan, hem kendini garantiye almak istiyor, hemde Qandil’deki üst düzey kesimlerin geleceÄŸini garantilemek istiyor...

Aksi halde, bunu kabul etmeyen Qandil’deki üst düzey yönetici kesimi, bu yaÅŸtan sonra pas pasçılık iÅŸi yapmaktan baÅŸka birÅŸey yapamaz!..
Bunu onlarda bal gibi biliyor ve Qandil'den siyasi aÄŸalığı bırakıp gelirler mi hiç!...

Kürdistan coÄŸrafyasında günümüze kadar önder veya liderlik adına öncü diye çıkanların akibeti ortadadır. kadîm Kürd halkının yakasını talihsizlik bir türlü bırakmıyor...

ÖrneÄŸin, Che Guevara, savaÅŸ meydanında ölümsüzleÅŸti ve kıtalar arası, dünya kuÅŸakların gönlünde bir efsanedir.

PKK Lideri A. Öcalan, dümeni Avrupa’ya kırdı ve; “Ankara’dan çıktık partileÅŸtik! Kürdistan’a geçtik ordulaÅŸtık! Avrupa’ya çıktık devletleÅŸeceÄŸiz!” dedi. İmralı’da, Kürdistan devleti istemiyoruz vb. söylemleri yerine; Avrupa’ya deÄŸilde Qandil’e, savaÅŸ sahasını tercih etmiÅŸ olsaydı, belki Kürdlerin kaderi deÄŸiÅŸebilirdi!..

Åžu iki husus geri dönüÅŸü artık mümkün olmayan birer realitedir;
Türkiye’nin bir Kürt sorunu var!
Kürdlerin ise, bir Kürdistan sorunu var/olmalıdır...
Ama bir çok Kürt gibi bu son avukat görüÅŸmesinde A. Öcalan da doÄŸu ve güneydoÄŸu dedi!
Ben, MaraÅŸ’ta sorguda iken, birileri copla kalbime dürterek; “senin aÄŸzın baÅŸka konuÅŸsada, kalbin bir Kürdistan diyor!” demiÅŸti bana...

* * *

Anadolu ve Mezopotamya da ‘ılımlı İslam’ hızla yapılanmaya giderken, Aleviler ve kurumları Referandum sonrasından bu yana bir duraksama ve bekleyiÅŸ içine girmiÅŸ durumdadırlar...

AKP Hükümeti’nin ‘Kürt Açılımı’ gibi ‘Alevi Çalıştayı’ adı altında Alevi inancını Diyanet kurumunun hegemonyasına endekslemek için, AleviliÄŸi tasfiye etmeye güdümlenmiÅŸtir...

AKP iktidarına destek veren ve ‘EVET’ diyen Kürt kesimi, Türkiye’nin Kürt sorununu sürüncemede bırakarak, çözümsüz bırakmasına neden olmuÅŸlardır!

Hakeza Aleviler de statükocu CHP ve ırkçı MHP muhalefetine ‘HAYIR’ destek oyu vererek, kendi taleplerinin dışında hareket ederek, gerçek sorunlarını iktidar ve muhalefete dayatamamışlardır...

12 Eylül darbecilerinin yargılanma yolunu sözde açacaklardı; unutuldu bile!
Kenan Evren, referandumda ‘EVET’ oyu çıkması halinde ‘kafama sıkar giderim’ demiÅŸti, kafaya sıkmayı bırak, ismi bir mahkemede bile anılmadı...

Baktığımızda batının güdümünde olan AKP, dini siyasete bulaÅŸtırarak politika yaparken siyaset ve dini de iyi kirletiyor-:)

* * *

Geçenlerde yapılan bir ankette Kürd halkının %23’ü açlık sınırında %52’si yoksulluk sınırında yaÅŸam verdiÄŸini okuduk...

AKP iktidarına göre herÅŸey güllük güllistanlık bu ülkede!
Bu hükümete baÅŸbakan ve bakanlık yapanların politik üslubuna bakıyoruz; tüccar zihniyeti ile sokak aÄŸzıyla politika yapıyor!!!

Recep efendi tuturmuÅŸ gündemi öÄŸrencilerin attığı bir iki cılk yumurtayı neden muhalefetle birlikte omlet yapmıyorsunuz diye gündemi saptırıyor!...

Meriç nehirinde geçmek isteyen kadın-çocuk mülteci ve göçmenleri döve döve öldürdükten sonra nehire atan canileri ve insan tacirlerinin yaptıkları katliamı gündeme getirmiyor...

O göçmen ve mültecilerin bir tek amacı vardı; Meriç nehirini geçerek, batı ülkelerine gitmek!
İnsanlığın deÄŸeri, Tayyip ErdoÄŸan’ın vicdanında yumurta omletinden daha deÄŸersizdir!...

YetmemiÅŸ gibi bu sekiz yıllık AKP iktidarı, MaraÅŸ katliamında Kürd-Alevilerini dünyada eÅŸi benzeri olmayan bir biçimde katledenlerin katillerine tazminat ve ödül verilmektedir!!!

* * *

Bir diÄŸer hususta, yaÅŸadığımız teknik-biliÅŸim çağında sanal gazetecilik gücünü gösteren Wikileaks, küresel hegemonya sanal gücüyle dünya ülkelerini etkisi altına alarak dezenformasyona tabiî tutuyor...

Wikilekas, bir yanda İnternet’in ve elektorinik medyanın gücünüde temsil eden bir yeni kavram.

Dünya çorba, Wikileaks kepçe olmuÅŸ (!) karıştırmakta...

Günümüz teknik-biliÅŸimin geliÅŸimiyle saklı gizli birÅŸey kalmıyor artık...

* * *

2010 yılını geride bırakırken, yeni yıla merhaba diyor...
Yeni bir yıla girereken, umutlu olmanızı temeni ederim. DüÅŸleriniz, yaÅŸamınız olması dileklerimle...

HoÅŸkelam...

İsmail Güner

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

12.12.2010

NurhakDagi.Net

Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
renginzreklam
English French German Turkish

Radyo Dinle

radyo soÄŸucak dinle soÄŸucak facebook grubumuz

Destekleyenlerimiz

Soğucak Köyü Reklam

Ziyaret

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün295
mod_vvisit_counterDün943
mod_vvisit_counterBu Hafta2156
mod_vvisit_counterGeçen Hafta6933
mod_vvisit_counterBu Ay23026
mod_vvisit_counterGeçen Ay33837
mod_vvisit_counterToplam792268

Yol Tv Online İzle

Elbistan Yerel Haber