Ayaklarımın Altına Kaynar Su Döktüler!
İsmail Güner
Cuma, 16 Nisan 2010 18:16

İsmail Güner /İsviçre

Tarih: 21 Temmuz 2009 Salı

 

  Y  Ä±llarca Abdullah Öcalan'ın talimatlarını biri, iki etmeyen Rıza Altun ve ekibi, beni, eÅŸimi ve çocuÄŸumu gözaltına alarak, karanlık bir mahzene indirdiler...

Bu gözlatına alınmamda eÅŸim ve çocuÄŸumu neden benimle beraber getirdiklerine anlam veremiyordum!
Neyse, aileme orada beklemeleri söylendikten sonra, eÅŸim çocuÄŸumuzla birbirine sarılarak endiÅŸe ve kaygılar içinde denilen yerde kaldılar.

Beni alıp mahzenin diÄŸer bir bölümüne götürdüler.
Bir baktım karşımda Abdullah Öcalan!...
Bir iskemleye oturmuÅŸ, küçük ekranlı bir elektoronik cihaz görüntüsüyle meÅŸgüldür...
Bana da Abdullah Öcalan'ın sol koluna bakan tarafa koydukları iskemleye oturtular...

Ben hiç endiÅŸe ve teredüt etmeden beklenti içinde oturdum...
Epey süre bekledikten sonra, Öcalan bana taraf döndü ve önderlik vasfını basit göstermemek için olmalı ki, benim suçumu ve neden oraya getirildiÄŸime iliÅŸkin hiç sorma gereÄŸi dahi duymadan arkası sıra ayakta geldiÄŸimiz zamandan beri duran Rıza Altun'a dönerek; " gereÄŸeni yapın!" diye başıyla iÅŸaret verdi...

Benim ise, tek kaygım ve endiÅŸem hâlâ eÅŸim ve çocuÄŸumun neden benimle birlikte getirildiÄŸiydi? onların suçu ne? diye kendi kendime sorup duruyorum...

Neyse beni Abdullah Öcalan'ın kaldığı mahzen bölümünde alıp büyükçe tavanı alçak olan geniÅŸ ve yerlerde kirli küçük, küçük biriken suların olduÄŸu yerde gözlerim baÄŸlanarak, çırılçıplak soydurularak, ayaklarımın altına kaynar su döktüler...

Burada kaynar suyla ilgili bir Anekdot'umu anlatmak istiyorum!...
12 Eylül 1980 Askeri Cuntası'nın darbesi sonrası mevsimlerden İlkbahar. Devrimci muhalafet yenilgiye uÄŸramış, tüm iÅŸgücü alanları saÄŸ kesimin güdümünde, ekmek aslanın aÄŸzında adeta!...
Ben ise ilkokulu yeni bitirmiÅŸ, köyden Elbistan İlçe ÅŸehir merkezinde Muhacır olan bir ailenin pastanesinde çalışıyorum...
Elbistan Termik santral iÅŸçilerine sabah erken saatlerde mercimek çorbası veriyorduk! Bir gün pastane sahibi pastanenin arka tarafında eski bir evi vardı. O eski evde çorbayı hernedense piÅŸiriyorduk! İşverenim bana; " oÄŸlum git su kaynamıştır. suyu ikiye böl mercimek koy!" demiÅŸti.
O sırada dalgınlıktan mı elimden mi kaydı hatırlamıyorum; kaynar su kazanı ayak bileklerime dökülüverdi ve ayak bileklerim kaynar su yüzünde su balonu gibi dolu tomurcuk gibi ÅŸiÅŸtiler...

Abdullah Öcalan'ın Rıza Altun'a verdiÄŸi talimat sonucu bu karanlık mahzende ayaklarımın altına kaynar su dökülünce, Osmanlı'nın zulümüne direnen ve saatlerce elleri ve ayak bileklerinden pranglarala baÄŸlı olan ve fukurdayan kaynar su içinde tutulan Pir Sultan Abdal'ın filmi aklıma gelmiÅŸti...

Üryan püryan ayaklarımın altına kaynar su döküldükten sonra, Rıza Altun ve ekibi kollarımı her ucu birer adamlarının elindeki kalasa baÄŸlanarak, sopalarla aman vermeden vurmaya baÅŸladılar...

Dedim ya! ben eÅŸimi ve çocuÄŸumu düÅŸünüyorum...sopalarla vurdukları dayaklardan üfff.. bile çekmiyordum...En ufak bir titreme refleksi dahi yoktu bende...
Nedense Rıza Altun ve ekibi karşısında en ufak bir korkum ve kaygım olmadı!...

Fakat, 1994 yılında MaraÅŸ'a götürüldüÄŸümde de üryan-püryan edilerek, gözlerim ve kollarım baÄŸlı coplarla ayak tabanlarım patlayıncaya kadar dövmüÅŸlerdi...
MaraÅŸ'ta sorguda bana; " kafana sıkar yol kenarına atarız! neden titriyorsun lan!" diye sorduklarında, evet herÅŸeyi yaparsınız demiÅŸtim...Ama gururum ve onurum rencide oluyor, diyemedim! üryan-püryan edildiÄŸimden dolayı utandığım için titriyorum dedim.

Cezaevinde çıktıktan sonra, bunu yakınlarımın yanında anlattığımdan dolayı bir gün, eÅŸi Avrupa'da olan bir köylüm bayan ile birlikte yurtdışına çıkma yollarını ararken, bayan üryan-püryan edildiÄŸimi yakınlarımda öÄŸrenmiÅŸ olmalı ki, güya hem devlet hem PKK beni arıyormuÅŸ diye söyleyince, köylüm bayan arkadaÅŸ da, " onlara gösterdin! eÄŸer aradıkları doÄŸruysa, bir defa da bunlara göster!" deyince bir hayli gülüÅŸtük.

O, karanlık mahzende kaynar sular içinde saatlerce gördüÄŸüm iÅŸkenceleri eÅŸim ve çocuÄŸum bu insanlık dışı iÅŸkenceyi görüyorlar mıydı acaba? ya da duyuyorlar mıydı? bilemiyordum...

Neden bir başkası değil de Rıza Altun?...
Sahi Rıza Altun, Qandil-Dağı'na çaÄŸrılıp, örgüt platforumu sorgusunda sonra ne gibi görev verildi acaba?...
Rıza Altun'u Basın-Medya da kara-kuru zayıf silik bir tip olarak hep görüyordum...

Bir diÄŸer sefer görmüÅŸlüÄŸüm ise ÅŸöyle olmuÅŸtu; Avrupa sorumlusu olarak, İsviçre'de Freiburg kentinde yapılan gecede baktığım kitap standında iken, kaldığım alanda, oramızı buramızı çizen ÅŸartalan rantçı takımın verdiÄŸi tek yanlı informasyon sonucu, yayın genel müdürüne beni kitap standın da uzaklaÅŸtırmasıyla, uzakta kitle içinde tek ayakta duran oydu ve uzun boylu, kırlaÅŸmış saçları ve kilo aldığından dolayı çok sonra fark ettim o tek ayakta durupta bana bakan Rıza Altun olduÄŸunu.

O tavrıyla beni kitap satandında uzaklaştıranın ta kendisi olduğunu anlamıştım...

Evet sevgili okuyucular, yukarda Abdullah Öcalan, Rıza Altun ve ekibi ile beni tutuklayarak, ayaklarımın altına kaynar su dökerek iÅŸkence yapmaları ile ilgili anlattıklarım iki gün önce gördüÄŸüm bir rüya idi!

Uyku konusunda alışkanlıklar, ülkelere göre deÄŸiÅŸir mi bilemiyorum...Ama geçen gece olumlu bir ruh hali içinde uyurken, bu rüya'yı gördüm...

Zaten rüyaların uyku sırasında görülen halüsinasyonlar (varsanılar) olduÄŸu, ama bu halüsinasyonların bilgi organizasyonu, gereksiz bilgileri unutma, uzun süreli hafızanın yerleÅŸmesi, günlük psikolojik sorunların halledilmesi açısından çok önemli olduÄŸu iddia ediliyor.

Geç saatlerde görülen rüyalar hatırlanır deniliyor!

Daha uzun, hatıralarla iliÅŸkili, dramatik, canlı rüyalar ise daha geç uyku periyodunda görülür diye söylenir.
Sabaha karşı olan rüyalarda daha çok konuÅŸma ve iÅŸitme fonksiyonları içerirmiÅŸ.

Sabah uyanıldığında rüyadan dolayı çok mutlu olunduÄŸu duygusu çok ifade edilmezken korkutan, bunaltan rüyalar daha net hatırlanır. Hatta bu derece ürkütücü rüyalar daha çok yorumlanmaya çalışılır.
Bir şeylerin işareti olabileceğine inanılır.
Bu nedenle rüya tabirlerine baÅŸvurulur...Ben kimseye baÅŸvurmadım rüyamın yorumlanması için ama sizinle paylaÅŸmak istedim.

Bazen öyle bir kısır döngü olur ki böyle sıkıntılı bekleyiÅŸlerle içeriÄŸi deÄŸiÅŸerek baÅŸka kötü rüyalar görülür. Bu rüyamda bunun gibi biryeÅŸ sanırım...

Bu rüya beyinde meydana gelen biyolojik deÄŸiÅŸimlerin belki de göstergesidir.

Rüyadan sonra hemen uyanmadım.
Kişi uyandırılmazsa uykusuna kaldığı yerden devam eder ve sabahta ne olduğunu hatırlamaz denilir.
Oysa ben en ince ayrıntısına kadar olmasada genellikle gördüÄŸüm bu rüyamı hemen hemen hatırladım...

HoÅŸkelam...

20 Temmuz 2009

İsmail Güner

Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
English French German Turkish

Radyo Dinle

radyo soÄŸucak dinle soÄŸucak facebook grubumuz

Destekleyenlerimiz

Soğucak Köyü Reklam

Ziyaret

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün295
mod_vvisit_counterDün943
mod_vvisit_counterBu Hafta2156
mod_vvisit_counterGeçen Hafta6933
mod_vvisit_counterBu Ay23026
mod_vvisit_counterGeçen Ay33837
mod_vvisit_counterToplam792268

Yol Tv Online İzle

Elbistan Yerel Haber