| Hüyücek Köyü |
| Salı, 23 Şubat 2010 15:40 |
|
Marikon / Hüyücek Köyümüzün Tarihçesi
Åžirin bir köy evinin bacasından yükselen dumanı arıyor ÅŸimdi gözlerim...sabahın seheriyle sevgiyle bakan bir çift göz ısıtırdı içimizi soguk kış günlerinde...çökelik ve tarhanayla yaptıgım kahvaltının tadını hiç birÅŸeyde bulamamak ne acı..bir kadının nasırlı ellerinde görürdüm ezilmiÅŸliÄŸi,yıpranmışlıgı,acıyı,emeÄŸi... ve bir çoban kavalının yanık sesiyle yankılanırdı içimdeki hasretim,sevdam,yaÅŸanmamışlıgım...ve haziranın yakıcı sıcagı bunaltınca,iÅŸte o an baroci sora olan hasretin son demleri oldugunu bilirdimm..ve yaylada geçireceÄŸim dolu dolu 3 ay demekti bu..kara çadır en ihtiÅŸamlı haliyle kurulurdu gelin misali,yaylanın en güzel yerine..annemin çökelik yoÄŸurması,babamın koyun otlatması körpe gelinin su getirmesi.....ve taÅŸtan yaptıgımız evler.. gün gelecek bizler bu diyardan terk-i diyar edecek ve zor bela kendi ağırlıgımızca taşıdıgımız taÅŸlardan yaptıgımız o evlerin üstüne kar yagacak,fırtına yıkacak taÅŸları ve talan olacaktı o çocuk bakışlarla aydınlattıgımız,var ettiÄŸimiz evleri... ve köyüm canlanıyor gözümde kar mı yagdı,fırtına mı alıp götürdü seni yoksa..ÅŸimdi bilinmezlerde özlemiyle yanıp tutuÅŸtugum ey sıla,nasip olacak mı dersin varoluÅŸumu geri kazanma zaferim.............
Hüyücek Köyü’nün tarihini ve soy tarihçesini yazarken, tamamen tarafsiz ve anlatilanlara sadik kalınmaya çalışıldı. Ilgili birçok Hüyücekliyle röportaj yapıldı. Sorular soruldu, sohbetler yapıldı. Yusuf AYDIN ve Bektas BAKIR ile yapılan yazili röportaj sonuçları ve Ali GÜMÜS’ün kendi el yazisiyla biraktigi notlardan yola çikarak bu arastirmanin ortak özetini biz Hüyüceklilere, geçmisimizi anma ve hatirlama maksadiyla yayinlama geregi duyduk. Tarih yazmiyoruz çünkü kesin tarih yok. Ancak geniÅŸ kapsamlı bir sözlü tarih çalışmasıyla çok daha saÄŸlıklı bilgilere ulaÅŸmak mümkün. Bu anlamda çalışmamız bir baÅŸlangıç oluÅŸturuyor. Sizlerden gelecek elestiri ve fikirlerinizle, yazı dahada zenginleÅŸecektir. Amacimiz her Hüyüceklinin bu yazilanlarda geçmisini bulabilmesi ve beslendiÄŸi kültürel kaynakları doÄŸru okuyabilmesidir.Kuskusuz bir cok eksik ve yetersizlik var.ama biz elimizden geleni yapmaya calistik,takdir sizlerindir.Bu calismada emegi gecen tum dostlarimiza simdiden tesekur ediyoruz.
HÜYÜCEK KÖYÜ’NÜN COGRAFI YERI VE YAPISI:
Köyümüz Hüyücek Kahramman Maras ili Elbistan ilçesine bagli bir yerleÅŸimdir. Nurhak daglarinin kuzey-bati eteklerine kurulmus, yari bozkir hos bir köydür. İlçe merkezine uzaklığı yaklaşık 25 km dir. Köy, Elbistan ovasının Nurhak daÄŸlarına doÄŸru uzadığı bir vadidedir. Adeta Nurhak dağına karşı Ovaya, avaya karşı da DaÄŸa bakçilik yapar. Küçük bir sırta yaslanmış Höyük etrafında kümelenen evleriyle toplu bir yerleÅŸme köyüdür. Åžehir merkezi ile ulaşım, Nurhak-Elbistan karayoluna baÄŸlı, ovayı ikiye bölen asfalt yolla saÄŸlanır. Güneyin de Sogucak, doÄŸusunda Gücük, güney doÄŸusunda Sünnet ve Kastal, Kuzeyinde Kösahya,kuzeydoÄŸusunda Özbek, batısında Til(Akbayır), güney batısında Malap, kuzeybatısında Ambarcik ve Demircilik köyleri ile çevrilidir. Bu köyler arasinda geniÅŸ tarım arazilerine sahip olan Hüyüceklilerin aynı zamanda Nurhak dağının eteklerinde Tikenli, Agalar Yücesi, Kara Hasan Kuyusu, Sultan Yaylasi, Dokuz Yaylasi, Ali Gölü gibi yaylalara da sahiptirler.
TARIHÇE
Yazıya baÅŸlarken kesin tarih veremediÄŸimizden söz etmiÅŸtik. Evet bu bir anlamda malesef doÄŸru, malesef diyoruz çünkü bir tarihi kalıntı üzerinde yerleÅŸmemize raÄŸmen tarihlendirme yapamıyoruz. Hüyücek höyüÄŸü sadece köyümüz için deÄŸil tüm yöre için gerçekten iÅŸlenmemiÅŸ tarihi bir kalıntı. Dönem olarak ilk tunç çağı hatta daha eskilere paleolitik döneme tarihlendirilir ki bunun sayısal deÄŸeride yaklaşık 7000 yıllıktır. Hemen ÅŸunu belirtmekte fayda var hüyücekteki höyükte bir tarihlendirme çalışması yapılmamış. Ancak TASK Vakfının(Tarih,Arkeoloji, Sanat ve Kültür Mirasını Koruma Vakfı) yaptığı Türkiye Arkeolojik YerleÅŸimler Projesinde, yakın yöredeki Malap, Til ve bir çok höyüÄŸün yaklaşık 7000 bin yıllık bir geçmiÅŸe sahip olduÄŸu tespit edilmiÅŸ. Zaten bu tür höyükler iki ÅŸekilde oluÅŸuyor. Birincisi yığma höyük. Ikincisi kral mezarları ÅŸeklinde oluÅŸanlar. Yığma höyükler; aynı yere çeÅŸitli nedenlerle yangınlar, savaÅŸlar, talanlar vb nedenlerle yıkılan evlerin yerine tekrar tekrar yeni evlerin inÅŸa edilmesiyle oluÅŸur. Kıral Mezarları ise; kıral silahları ve deÄŸerli eÅŸyalarıyla birlikte bir odaya gömülür, üstü yığma toprakla örtülür. Bu bir defaya mahsus deÄŸildir her defasında, kırala adakta bulunurken,insanlar yanlarında toprak taşır höyüÄŸe. Bu toprak taşıma uzun yıllar alır. Bu ÅŸekilde höyük iyice yükselir. HöyüÄŸün görkemi kralın gücünü simgeler. Bazende kıral mezarlarının üzerine bir çok mezar kazılır ve ölüler gömülür. Höyücek höyüÄŸü kıral mezarlarına iyi bir örnektir. Halkımız evlerini onarmak ya da kerpiç kesmek için höyükten toprak çekiyor. Bu sırada çıkan kemikler ve savaÅŸ aletleri bunu doÄŸrular niteliktedir. Bu tür uygulamalar en sık İlk tunç çağında ön Hitit uygarlıklarında görülür, hatta daha eskilerde, erken paleolitik kavimlerde de görülür.
Burdan hareketle Hüyücek höyüÄŸünü dolayısıyla köyün ilk yerleÅŸimini 7000 bin yıl geriye götürmek mümkün. Yine de ısrarla vurgulamakta fayda var bu savların kesinlik kazanması için höyükte arkeolojik kazıların yapılması gerekmektedir. HerÅŸeyden önce höyükte bilinçsizce yapılan tahribatın durdurulması gerekiyor. MaraÅŸ valiliÄŸinin burayı sit alanı olarak korumaya alması umut verici bir geliÅŸme, umarız köylümüz de aynı hassasiyeti gösterir ve bilmediÄŸi tarihine sahip çıkar. IÅŸte bu sahiplenme bilincinden yoksun halkımızdır ki her zaman kökünü uzak coÄŸrafyalarda aramış.
Rivayete göre Horosan’dan Erzincan’a, Elazig’a ve ordan da Elbistan bölgesine genis bir Alevi-Bektasi kabilesi gelir. Sinemilli aÅŸiretine mensup bu insanlar önce Kantarmaya yerlesirler. Sinemilli esasında beÅŸ koldan oluÅŸur.
Bunlar Kalender, Sems, Seh Ras, Atmi ve Nadir adinda bes kardestirler.
Kalender (Kalandari): Kantarma, Gücük, Kastal, Deli Usagi, Sünnet, Miralli, Hüyücek, Nergele, Ambar, Çiftlik ve Pazarcik’a 15 civarinda köye yerlesir.
Sems (Åžemsıkon):Sogucak, Malap, Kösahya, Zillihan, Zerdekes, AÄŸcaÅŸar, Küllü, Hançıplak ve Görün topraginda Boz Hüyük ve Tavla gibi yerlesim bölgelerine yerlesmisler.
Seh Ras(ŞıxraÅŸ): Alçicek, Kopan ve Siresan.
Atmi: Karahasan Usagi, Türk Vere ve Domolar.
Nadir: Adıyaman’a yerlesmistir.
Bizim asıl yazmak istediÄŸimiz Hüyücek köyü yani Marik.
Marik Kalenderle birlikte gelir ve Kantarmaya yerlesir, ama Kalenderle akrabalik derecesinin ne oldugu bilinmiyor. Oglu yada yakin akrabasi olabilir. Kalenderle Kantarmaya yerlesen Marik, bir süre sonra Kizildere mevkigine, ordan bir süre sonra Kastal Aliçözü mevkigine yerlesir. Bu yerlerde halen konaklama izlerine rastlaniyor. Bu ilk yerleÅŸimlerde geçimini çiftçilik ve hayvancilik yaparak sürdürmüsler. Sürekli daha verimli ve güvenli yerler aramislar. Bu vesileyle simdiki Hüyücek pinarina yerleÅŸmek istemisler. Birçok kez simdiki Hüyücek pinarinin çevresinde ev yapmis, çadir kurmus, herseferinde Åžemsık beyi Han Abbas tarafindan evi veya çadiri yiktirilmis. O zamanlar Hüyücek pinarlari Semsikan ogullarininmis. Bu ev yapma ve yiktirma defalarca tekrarlanmistir. Bundan dolayı ÅžemsıkoÄŸullarıyla Kalandariler arasında; Hüyücek baÄŸlarının altındaki düzlükte ÅŸavaÅŸların yapıldığı yaÅŸlılarımız tarafından hala anlatılır. Tâ ki Elbistan beyleri, Dulkadirogullari ve Karabekirler araya girene kadar. EÄŸer bu sözlü aktarım doÄŸru ise – ki doÄŸruluk payı yüksektir – marıkon’ un buraya yerleÅŸmesi DulkadiroÄŸulları beyliÄŸi dönemine rastlar. Sözlü aktarıma göre yine Karabekirlerin sözüyle Han Abbas’in kizi Meyrem Marik’in ogluna verilir ve simdiki pinarin etrafina yerlesir. Böylece Marik burda kalici olur. MARIKON KÖYÜ olarak artik herkes tarafindan bilinir.
Marik’in Meyremden iki oglu olur.
1 Misto 2 Mado
Marik zamanla ölünce bölge insanlari Meyrem dul kaldigi için köyün ismini Meyrem Usagi olarak degistirirler. Han Abbas ve Karabekir tarafindan Karabekir Yazisi, Agalar Yücesi ve Tikenler Yaylasi o zamanda Meyrem Usaklarina verilir. Zaman geçtikçe insanlar söhret adlariyla anilirlar. Misto ve Mado’dan olan çocuklarin söhyret adlari söyle, Misto’da: Kumullar ve Seh Yusuflar olur. Mado’da:
A) Velo: Deveci ogullari, Bayrogullari, Brokel ve Ismail ogullari; B) Mulla: Mulla Bektasogullari, Horolar ve Atesogullari; C) Mudo: Köse Bektasogullari, Misti Veli, Hasi Veli ve Sine Veli; D) Mado : Mad ogullari, Mehmet Kahyalar ve Koca Kocaogullari.
O tarihlerde Elbistan kadisi köylere tura verince, yani muhtarlik möhürü verince, önceleri Marik sonra Meyrem UÅŸagı olarak köy ismi belirlenir. Cumhuriyet dönemindeki düzenlemelerle Köyün ortasında bulunan höyükten esinlenerek HÜYÜCEK adı verilir ve GÜCÜK bucağına baÄŸlı köylerden biri olur. Bucak birimi kaldırılınca mekeze baÄŸlı bir köy iken 27 Mart 1994 tarihinde yapılan mahalli idareler genel seçimlerinde SoÄŸucak ve Malap(Bakış) köyleri ile birleÅŸtirilerek oluÅŸturulan Bakış belediyesine baÄŸlı bir muhtarlık halini alır. Türkiye’de Cumhuriyet döneminde soy adi kanunu çikinca, Hüyücekte’de sülaleler netlesti. Söhret adinin yerini soy adi aldi. Simdi herkes artik söhret adi ile degil soy adi ile taniniyor.
Hüyücek köyündeki soy isimleri söyledir :
Aydemir, Demir, Polat, Acar, Besken, Tas, Ülger, çelik, Berk, Sevinç, Disli, Uzun, Bakir, Gümüs, Kucun, Dogan, Özcan, Daldaban, Bulut, Kiliç, Yalçin, Bozkurt, Aydin, Ayçik, Kiral, Ergisi, Güler, Toprak, Palta, Dönmez, Gültekin, Dasülger,mustafaoglu ve Kömürcü. (bu listede eksik olan bir soyisim varsa lütfen bu konuda bizi haberdar edin)
DİL VE KÜLTÜREL YAPI
Kılasik Kürt sosyal örgütlenme biçimi olan ; aÅŸiret yapısına sahip Hüyücek halkı, en büyük Kürt topluluÄŸu olan Milan topluluÄŸunun Sinemilli aÅŸiretine mensup ve bu aÅŸiretin Kalandari koluna dahildirler. Kürtçenin kurmançi lehçesini kullanır ve diyalekt olarak Dersim diyalektiÄŸine yakın bir diyalekte sahiptirler. Yaygın Türkçe eÄŸitim ve Türk yerleÅŸimlerine yakınlığı nedeniyle söz dagarçıklarında hayli Türkçe kelime bulunuyor. Kantarma ocağına baÄŸlı Hüyücek tüm baskılara raÄŸmen Alevi inanışlarını bu güne kadar sahiplenmiÅŸ ve uygulamışlar. Gelenek ve göreneklerine oldukça baÄŸlı köyde akraba ve köy içi evliliklere sık rastlanır. Karşı cinsler arasında kaçgöçün olmaması nedeniyle gençler birbirini daha iyi tanımakta ve saÄŸlam evlilik temelleri atılabilmektedir. Geleneksel olarak üç gün süren düÄŸünler günümüzde düÄŸün salonlarının duvarları arasına sıkışmış durumda. Gırani, salavan, üç ayak, dokuz ayak, Åžirvani, çepik vb en çok oynanan halk danslarıdır. Bu danslara baÅŸta davul zurna baÅŸta olmak üzere saz, kaval ve türküler eÅŸlik eder. Bu gün fabrikasyona uygun giyinen köyde geleneksel giysi kültürünün izlerini özellikle yaÅŸlı kadın giyiminde bulmak mümkün. Üretim faaliyetlerine baÄŸlı olarak et ve tahıl ürünlerine dayalı beslenme kültürü oluÅŸturan hüyüceÄŸin geleneksel yemekleri arasında Kıfta(içli köfte),Kıllore Sele(saç kömbesi), Borani(ayran Çorbası), Tavoşı(Çobanaşı), Selık(Sac kavurma), Loxık(Yuvarlama) vb yer alır.
DüÄŸün, dernek, niÅŸan, bayram vb eÄŸlencelerde gerek köy içinde gerek köy dışında olsun tüm köylü yer alır sevince ortak olunur. Yine hastalıkta, darda, ölümde birlikte hareket edilir, söz konusu ailenin, bireyin acısı paylaşılır, kötü günlerin atlatılmasında yardımcı olunur. Birlik ve dayanışma duygusu geliÅŸmiÅŸ, hırsızlık, tecavüz kavga ve cinayetlerin hiç görülmediÄŸi höyücekliler yörede bu özellikleriyle beÄŸeni kazanmışlardır. Kalender olmak alim olmayı ifade eder, bu bilince sahip köyde eÄŸitim düzeyi oldukça yüksektir. Kalandarinin anlamına yakışan bir felsefeyle dolu ; kibirden yoksun, sade yaÅŸamayı seçen, alçak gönüllü, insanımızın kültür bahçesinde hepimize yetecek zenginlikte yemiÅŸ mevcut. Ellerimizi yaÅŸlı aÄŸaçlara uzatmamız yeterlidir.
EKONOMİK FAALİYETLER VE NÜFUS HAREKETLİLİĞİ
Karasal iklimin hakim olduÄŸu Hüyücekte günümüzdeki yaygın ekonomik uÄŸraÅŸ çiftçiliktir. Çiftçilikle birlikte az da olsa hayvancılık yapılmaktadır. Doksanlı yıllara kadar yayla hareketliliÄŸine baÄŸlı olarak hayvancılığın çok canlı olduÄŸu köyde; günümüzde yaylacılığın terk edilmesiyle hayvancılık azalmıştır. Göçebe kültürün uzantısı olan yaylaya çıkma, bahar baÅŸlarında Nurhak daÄŸlarındaki belirli obalara göçle baÅŸlar. Otlakların ve suyun varlığına baÄŸlı olarak yıl içinde en az 3 defa yer deÄŸiÅŸtirilir. Her defasında daha yükseklere çadırlar kurulur. Ekim ayıyla birlikte geri dönüÅŸler baÅŸlar. Bir diÄŸer ekonomik uÄŸraÅŸ ve de en önemli getirisi olan ekonomik uÄŸraÅŸ yurt dışı iÅŸçiliÄŸidir. DeÄŸiÅŸik ülkelerde baÅŸta Fransada çalışan höyücekliler önemli bir döviz getirisi saÄŸlar. Her cografi bölgede oldugu gibi Hüyüceklilerde daha rahat bir yasam için yıllar içerisinde sürekli göç etmislerdir. Köylülerin büyük bir bölümü toplu halde Sivas’in Gürün ilçesinin Asagı Yaylacik köyüne gitmislerdir. 20 – 30 yil Yaylacik köyünde kalmislar ve tekrar Hüyücek köyüne dönmüsler. Bu göçten sonra baska yerlerede göç etmisler, örnegin Pazarcik ve K.Maras’in Afsin ilçesinin Çolluhan, Çomu, Kizilcik ve Kamalak gibi köylerine gitmisler. Özellikle 1960’li yillardan sonra nufusu artan Hüyücekliler büyük sanayi sehirlerine ve Avrupa’ya göç etmeye basladilar. Bu gün dünya’nin birçok ülkesinde Hüyüceklilerin bulundugu biliniyor. Anadolu’nun birçok köyü gibi Hüyücek köyüde, teknolojiye kavusamadi. Modern tarim, sirketlesme, kooparatiflesme gibi kurumlaÅŸamayinca halen göç veriyor ve gittikçede köyün nufusu azaliyor.Derken günümüzde Hüyüceklilerin büyük bir bölümü baÅŸta Fransa olmak üzere Avrupa’nin çesitli ülkelerine dagilmis durumda, bir bölüm insanımız da Türkiye’nin sanayi sehirlerinde hayatlarini devam ettirmektedirler.
Yazan: Memet GÜMÜÅž, Hüseyin BAKIR, Yüksel MUYAN
Kaynak KiÅŸiler: Bektas Bakir - Yusuf Aydin – Ali Gümüs
Kaynakça:
1.Türkiye Arkeolojik YerleÅŸimler (TAY) Tahribat Raporu, TAY 2.Sev-Der’ in sesi dergisi, sayı, 5 3. Hatıratım, Nuri Dersimi |
Günün Sözü
Lenin
Son Aktiviteler

Menü
Köşe Yazarları
|
TEMENNİ |
| Abbas DaÄŸ | |
|
ATEŞİ VE İHANETİ GÖRDÜM |
| Barış Aydın | |
|
Şah İsmail Hatayi 4 (Çaldıran Savaşı) |
| Bülent Aldede | |
|
“Tek’çi Zihniyetin Fikir Babası Zerdüşt! |
| İsmail Güner | |
|
Kadinlar Mücadeleyle Özgürlesecek |
| Zeynep Aydın | |
Sogucak
Destekleyenlerimiz
Yöremizden
Kültürümüz
Unutulmayanlar
Ziyaret

Elbistan Yerel Haber
Son Yorumlar
BeÄŸenilenler
- Hüyüklerimiz koruma altına alındı
- Radyo-Sogucak
- RADYO SOGUCAK CANLI YAYIN SUNAR
- BÜLENT ALDEDE"DEN YENİ YAZI EDEB
- KOSE YAZISI: BÜLENT ALDEDE"DEN YENİ YAZi ALEVİLİK VE SORULAR
- RÖPORTAJ: İsviçre Sosyal Demokrat Parti (SP) Milletvekili Mustafa Atıcı İle Söyleşi!
- Bülent Aldede"den Yeni Yazi
- Elbistan"da 7 çocuk annesi eşi tarafından öldürüldü
- ACI HABER: Comulu Köyü"nden Aci Haber
- BARAN GÖÇ RADYO-SOĞUCAK"TA OLCAK
Eski Haberler
- Kurban Bayramınız Kutlu Olsun
- HIZIR,HIZIR ORUCU NEDIR
- ismail yildirimin kirk yemegi almanyada verilecek
- Radyo-Sogucak
- RADYO SOGUCAK TANITIM CANLI YAYIN SUNAR
- RADYO SOGUCAK CANLI YAYIN SUNAR
- hasan sil bu aksam canli yayinda
- BARAN GÖÇ RADYO-SOĞUCAK"TA OLCAK
- ACI HABER: Comulu Köyü"nden Aci Haber
- Küllü'de Çeşme Şebekesi Onarıldı
















