RÖPORTAJ: İsviçre Sosyal Demokrat Parti (SP) Milletvekili Mustafa Atıcı İle Söyleşi!
NazımHikmet
Pazar, 31 Ocak 2010 18:13

   Nurhakdagi.Net Sitesinden Alinmistir.

mustafa_atici1.jpg

 

Elbistan Alçiçek (Kopon) doÄŸumlu Mustafa Atıcı, eÄŸitimini tamamlamak için geldiÄŸi İsviçre’de Basel Üniversitesi Ekonomi Bölümünü bitirdi ve aynı Üniversitede mastır yaptı. 2001 yılında mezun oldu. 2002 yılında İsviçre SDP’sine üye olan Mustafa Atıcı 2004 yılında Basel bölgesinde parlamentoya girdi.

 

 

 

 

2008 yılında yapılan seçimlerde ikinci defa seçilerek tekrar Milletvekili olarak görevine devam eden Mustafa Atıcı, Partinin aynı zamanda yönetim kurulu üyesi ve yabancılar komisyonunda görev yapıyor. İsviçre’nin Basel ÅŸehrinde iki dönemdir MilletvekilliÄŸi yapıyor.

Sizi tanıyabilir miyiz! Mustafa Atıcı kimdir?
 


1969 Elbistan Türkiye doÄŸumluyum. Türkiye'de Endüstri MühendisliÄŸini bitirdikten sonra İsviçre'ye öÄŸrenci olarak geldim. Basel Üniveristesinde Mastır yaptım. Ticaretle uÄŸraşıyorum. Evli, 2 çocuk babasıyım. 2002'den beri Basel'de Sosyal Demokrat Partisinde aktifim, iki dönemde Kanton parlamentosunda çalışıyorum...

 

Åžuanda "Türkiyeli Politikacılar Platformu" oluÅŸturulmuÅŸsunuz. Bu platformun projeleri ve oluÅŸturmanın nedenleri nedir?

Bu platformu oluÅŸturmanın en büyük nedeni, Türkiyeden gelen göçmenlerin İsviçre'de bir lobisinin olmadığını ve Türkiyeli göçmenler deyince, 8 çocuklu en az yarım gün çalışan, devletin sırtından geçinen "Kriminal" iÅŸlerle ilgilenen insanlar olarak tanınıyor. Bu çok haksız ve yanlış önyargıları ortadan kaldırmak için, bu insanlar adına bu mücadelenin verilmesi gerekiyordu. Bununda en uygunu, buradaki farklı siyasi partiler içerisinde politika yapmak! Bu doÄŸrultuda burdaki siyasi partiler içerisinde aktif olan insanlarla bir aradayız ve yeni bir çalışma yapıyoruz.

Biz İsviçredeki Mülteciler ve Göçmenler ne kadar aynı, ne kadar farklıyız?

Aslında ÅŸöyle söyleyeyim; aynılarımız eskiden çok azdı, aynılarımız gittikçe artıyor. Farklılıklarımız çok fazlaydı. İşte Türkiyeden geliÅŸ itibariyle MHP'li isek, MHP'li olarak gelip burda dernek kurduk devam ettik. Dev-Sol'lu isek, Dev-Sol'lu olarak gelip burda dernek kurup devam ettik. Oralarda da gene kendi çevremizde geldiÄŸimiz yöreye göre, yörenin iÅŸte Alevi, Sünni, Türk ve Kürt olmasına göre farklılıklaÅŸmamızı devam ettirdik. Fakat bir süre sonra ÅŸunu fark ettik; hepimiz genelde dar gelirli aileleriz. En kötü ÅŸartlarda çalışıyoruz. Çocuklarımızın okulda ciddi sorunları var. Ve ayrımcılığa tabiî tutuluyoruz. Buda bizi daha fazla ortak noktalara çekti.


İsviçre'de yaÅŸayan göçmenlerin en temel sorunları nelerdir?

Åžimdi ÅŸöyle; bana bu soruyu beÅŸ sene önce, on sene öncede sorsaydınız, en büyük sorunları dil sorunudur, iÅŸsizlik sorunudur derdim. Ama ÅŸimdi bana kalırsa birinci nesil birÅŸekilde iyi ya da kötü zamanın çoÄŸunu geçirdi ve iÅŸlerinide yoluna koydu. Yani iÅŸte %51 emeklilikle, -iÅŸte bu dediÄŸim yaşı 50, 60'ı bulan- daha önce 20-30 sene önce, kimyada kualifikasyon düÅŸmüÅŸ iÅŸlerde çalışmak zorunda kalan insanlar ÅŸuanda, ya mecburen iÅŸsiz kalıyorlar ve yaÅŸamlarına öyle devam ediyorlar. Esas sorun, ben, ÅŸuanda burda büyüyen ikinci ve üçüncü nesilde görüyorum. Onların burda hâlâ göçmen deÄŸilde, yabancı gözüyle bakılması, okullarda ayrımcılığa uÄŸraması, İsviçreliler arasında meslek bulma oranı %70 cıvarındayken, onlarda %25 cıvarında olması, bunlar beni kaygılandıran nedenler...

 

İsviçre’de konuÅŸulan yabancı diller: Rakamlar neyi söylüyor? ayrıca Göçmenlerin dillerinin etkisi İsviçre halkına yansıyor mu?

Åžöyle söyleyeyim; aslında İsviçre, hem anayasası gereÄŸi, hemde ülken'nin oluÅŸması itibariyle tarihine baktığımızda, çok dillilik, çok kültürlülük, çok önemli bir yer ediniyor. Åžuanda da hali hazırda İsviçre'de dört tane resmi dil var. Fıransızca, Almanca, İtalyanca ve Reto Romanisch. Hatta, sadece 40 bin cıvarında kiÅŸinin konuÅŸtuÄŸu Reto Romanisch dilini korumak için dahi devlet bir sürü paralar ayırıyor. Fakat buna raÄŸmen kendi içerisinde yaÅŸayan göçmenlerin dilleri, bir zenginlik olarak görmüyor, bu göçmenin getirdiÄŸi anadilinin bir ÅŸans olacağını, hem İsviçre'nin ekonomisi için, hemde sosyal, kültürel yapısı için, buna iÅŸte dezavantaj gözüyle bakılıyor ve dolayısıyla bu dillerinde önemsendiÄŸini söyleyemem...

İsviçre'de doÄŸmuÅŸ ikinci göç kuÅŸağı uyumu saylayabildi mi? saÄŸlayabildiyse ne yöndedir bu uyumu?

SaÄŸlandı diyemeyiz…
Çok yakın bir zamana kadar ÅŸöyle bir düÅŸünce vardı; zaten bu gençler burda doÄŸma, büyüme ve dil sorunlarıda yok, uyum sorunlarıda yok. Fakat ÅŸunu söyleyim, biz göçmenlikten bahsedince, ÅŸunu unutuyoruz, tabiî yerlileride unutuyoruz, sanıyorlarki iÅŸte 20, 30 sene bir insan kalınca asimile oluyor ve onun iÅŸi bitiyor. Onun çocuklarınında zaten öyle bir sıkıntısı yok. Öyle deÄŸil tabiî...genetik olarak geldiÄŸimiz coÄŸrafya’nın beraberinde getirdiÄŸimiz birçok deÄŸerler var, farklı bakış açıları var, farklı duruÅŸlar var. Bunların hepsi bizim kiÅŸiliÄŸimizi ÅŸekillendiriyor. ÖrneÄŸin ben, "İnsanın Evrimi" ile ilgili bir kitapta okumuÅŸtum! BulunduÄŸunuz bölgedeki daÄŸların ÅŸekli veya esen rüzgârın yönü dahi sizin burun yapınıza dahi etkisi oluyor. Åžimdi bu tür ciddi kavramları bir kenara bırakıp iÅŸte, gençler burda doÄŸma, büyüme sıkıntıları giderdiler mi? yok! Halen onlarda bir çok konuya anneleri, babaları gibi bakıyorlar. Bazen baktırılmak zorunda bırakılıyorlar. Yani isimlerinden dolayı yabancısın diyor. Üçüncü nesil bir genç, notları bir İsviçreliden daha iyi ama, isimleri yabancı bir kelime olduÄŸu için ayrılar, dolayısıyla, sizin sorunuza ÅŸöyle cevap verebilirim; iÅŸte bu uyumda ikinci nesilde de gerçekleÅŸmemiÅŸtir.

Mezopotamya ve Anadolu kökenli göçmenler, yalnız yaÅŸamak bakımından İsviçre ortalamasına çok aykırı bir durum söz konusu mu?

Aslında ÅŸöyle söyleyeyim ben, yani aykırılık derken, tabiî İsviçre küçük bir ülke, yabancılarla mesela Mezopotamyadan Anadoludan gelen insanların burada kültürel tarzına ve yaÅŸayışına çok ters düÅŸtüklerini düÅŸünmüyorum. Kaldıki günümüzde transport yollarının kısalması, telekomunikasyon ve internet günden güne daha da yaklaÅŸtırıyor. Dolayısıyla, insanlar bir çok farklılığa, farklı bir gözle bakmamak gerekiyor. Bir çok coÄŸrafyada çok çeÅŸitlenmeler var. Bundan 50 sene önce yüzde iki-üçü geçmeyen diller, kültürler ÅŸuanda baÅŸka coÄŸrafyada yüzde on veya onbeÅŸ'e çıkıyor. Fakat ÅŸöyle birÅŸey var tabiî; yani günlük yaÅŸayış tarzında İsviçrelilerin kendilerine göre çıkardıkları kuralları var. Anayasaları var. Ve bu coÄŸrafyada bunları bu ÅŸekilde ÅŸekillendirmiÅŸler. Bizim geldiÄŸimiz coÄŸrafyalarda da birçok alışkanlıklar farklı ÅŸekillendirmiÅŸ. Yani bu ne onların suçu, nede bizim suçumuzdur. UyuÅŸmayan bazı noktalar var onlarıda doÄŸal kabul etmek lazım. Zaten hepsinin uyuÅŸmasınıda beklemekte, "gelin yüzdeyüz hepiniz asimile olun" buda çok olumsuz birÅŸey!...

İsviçre YurttaÅŸlığına geçmek isteyenlerin dil testlerine tabi tutulmaları asimile etmek anlamını taşımıyor mu?

Tabiî burda yaÅŸayan bir insanın bir kere kendisini mutlu hissedebilmesi için, bir iÅŸinin olması lazım, iÅŸte günlük hayattaki sıkıntıları giderebilmesi lazım. Bunu giderebilmesi için ancak dil bilmesi gerekiyor! Dolayısıyla, "dil öÄŸreniyorum asimile olurum!" diye deÄŸerlendirmemek lazım! İşte bir iÅŸe girebilmeniz için ehliyetiniz varmı diye soruluyor. Ehliyet kursu yapmak zorunda kalıyorsunuz. Tabiî burda da bütün bir ömür boyunca dilin konuÅŸulduÄŸu bir yerde yaşıyorsanız, günlük hayattaki sıkıntılarınızı gidermek için dili öÄŸrenmek zorundasınız. Ben dile bu anlamıyla bakıyorum. Nasıl bir insan okula gidip alfabeyi öÄŸrenmesi gerekiyorsa, buna asimile gözüyle bakmıyorum. Fakat, vatandaÅŸlıkta bunu kıstas almak tabiî ki yanlış, yanlız başına yeterli deÄŸil yani…

YaÅŸanılan ülkenin diline hakim olmanın iyi entegre olunduÄŸuna ya da tek başına dil eksikliÄŸinin entegre olma yönünde olumsuz etkileri arasındaki farkı nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?

Güzel bir soru...!
Yani yalnız dili öÄŸrenmek eÄŸer uyum için yeterli olsaydı, biraz önce saydığım ikinci ve üçüncü nesilin hiç bir sıkıntısı olmaması gerekirdi. Demek ki, bu yalnız başına tek sorun deÄŸil! Kaldı ki, uyum ile ilgili sorunları tek yönlü deÄŸerlendirmemek lazım! uyuma İsviçrelilerinde kendisini açması gerekiyor. Burdaki ana dili olan bir İsviçrelininde uyuma olumsuz etkisi oluyor.

Sosyal bilimler alanına ait olmayan bir kavram olarak entegrasyon, politikacı ve bürokratlar tarafından hangi ihtiyaclara göre anlam yükleniyor?

Åžimdi ÅŸöyle birÅŸey var tabiî, İsviçredeki bilgiler doÄŸrultusunda söyleyim, İsviçre uzun süre yani politikacıları, bürokratları, uyumu burda sıkıntı yaratmayan iÅŸte, düzgün bir ÅŸekilde çöpünü götürüp atan, arabasını düzgün kullanan, iÅŸ yerlerinde kurallara uyan, dilde kendini ifade edebilen ve hatta, hatta çoÄŸu zamanda iÅŸgücüne uyumlu olunmadığı zamanda bir güvenlik faktörü olarakta deÄŸerlendirilerek yabancılar “kriminal“ olayları artırıyorlar diye, bu gözle bakılıyor ve negatif kullanıyor. Entegrasyon kelimesi, politikada ve bürokraside negatif anlamlı bir kelime olarak geçiyor.

 

Son olarak İsviçrede gelecekte göçmenleri ne gibi sorunlar ve projeler bekliyor?

Åžöyle söyleyim ben, bekleyen sorunlar, okulla ilgili sorunları biraz önce saydım. Halen okulda eÅŸitlik yok! Birde ÅŸöyle bir sıkıntı var; özellikle birinci nesilden gelen insanlarımıza, ilk geldiklerinde -bundan 20, 30 sene önce- güçlü olmaları, Fabrikalarda daha uzun süre çalışmaları isteniyordu onlardan. Åžimdi ise, artık bir yabancıya (göçmen) iÅŸ verileceÄŸi zaman iyi bir meslek bitirmiÅŸ olması gerekiyor. O yarışa bizim gençlerimiz iyi bir ÅŸart ve ortamda baÅŸlamıyorlar… Ayreten İsviçre'de saÄŸcı bir parti'nin 25 senedir yaptığı bir politikadan dolayı göçmenlere karşıda malesef sürekli negatif bir bakış açısı var. GeleceÄŸin bu yönlüde özellikle bizim geldiÄŸimiz coÄŸrafyada gelen insanların orda da eÅŸitlik yok ama, enteresan olduÄŸunu düÅŸünmüyorum ama, beni umutlandıran güzel ÅŸeylerde var. Mesela bizim "Türkiyeli Politikacılar Platformu" gibi burda doÄŸma, büyüme gençlerin aktif olduÄŸu ortamlarda bazı sıkıntıların kendilerinin dile getirebilmesinde bir ÅŸans olarak görüyorum.

Zaman ayırıp bizimle böylesi güzel bir söyleÅŸi gerçekleÅŸtirdiÄŸiniz için, yazar ve okuyucularımız adına, Siz, SP Basel Milletvekili sayın Mustafa Atıcı'ya çok teÅŸekkür ediyoruz. Çalışmalarınızda baÅŸarılar dileriz...

Ben size çok teÅŸekkür ederim. Çok mutlu oldum. Çok iyi sorular sordunuz! İnÅŸallah baÅŸka zamanlarda baÅŸka platformlarda yine bir araya geliriz...

Röportaj: İsmail Güner

Foto Çekimi: Demo Temur

Editörün Notu: Sayın Mustafa Atıcı, Politikada ve birçok çeÅŸitli platformda aktif olduÄŸundan dolayı, alıcıdaki konuÅŸmasının hızına yetiÅŸemediÄŸimiz için, bir iki kelimeyi yutmuÅŸ olabiliriz...anlayışınıza sığınıyoruz!


  

Parlamenter / Mustafa ATICI
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

www.nurhakdagi.net

Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
renginzreklam

Sohbet

Son Mesaj: 1 ay, 2 hafta once
  • Kemahlı : «link» 2 ÅŸiiri bu linkteki orjinalleri ile deÄŸiÅŸtirelim lütfen
  • Kemahlı : «link» «link» Sayın Yönetici KareÅŸ merhaba..BRASTİK BAÅžKA KÖYLERE BENZEMEZ ve BENİM KÖYÜM ÅŸiirlerimde bazı cümleler eksik ve silinmiÅŸ. sizden ricam bu 2 ÅŸiirde eksik cümleler var her ikisini SİLELİM.Aynı yerlerine bu orjinalllerini ekleyelim lütfen.deÄŸiÅŸtirdikten sonra bu yazıyı SİLELİM lütfen.saygılarımla BRASTİK BAÅžKA KÖYLERE BENZEMEZ Doyamadım ekmeÄŸine
  • beko : BEKTASIN ANISINA SENI BIZDEN KIMLER ALDI OGUL VERDIGIMIZ SOZLER YERINI BULMADI OGUL BU CARPIK DUZENE DUR DIYEN YOKMU OGUL SENI BU HAYATTA ANLAYAN YOKMUYDU OGUL,… ARKADASA KURBAN OLMAK BU KADAR KOLAYMI YDI OGUL ? TURKIYEDEN BERI GELIR BU OYUN , AVRUPA KASAP BIZLER KOYUN, YILLARCA BU DUZENE BUKMUSUZ BOYUN, AVRUPADA YASAM HEP BIR OYUN… KIMSE DEMEDIMI SANA BU DUNYA YALAN HER ONUNE GELEN SOYLEDI SANA YALAN DOST ARKADAS OLMUS BIR AVUC TALAN OLUMDEN BASKA BIR CARE YOKMUYDU BE OGLAN…
  • beko : SANMAKI SENI UNUTACAGIZ SENI HEP KALBIMIZDE YASATACAGIZ SENI ONURLUYDU GURURLUYDU DIYE ANLATACAGIZ HEP KUCUK BEKTAS DIYE ANACAGIZ. MAHIR KAYA.
  • kamil balta : yeni yayın döneminiz hayırlı uÄŸurlu olsun canlar
  • ASIL@ASIL : Can Kardesim Radyomuz yayina baslamistir.Bu arada bizim acilis saatleri bu hafta web sitemizde yayinlanacaktir.Yeni Yönetim Durumla ilgileniyor,Su an yayinlarimiz Türkiye saati Hafta ici:19.00 - 03.00 Cumartesi 12.00 - 03.00 Pazar:15.00 - 03 yayindadir.Asagi yukari 3 gündür düzenli yayin hayatina baslamistir.RADYO SOGUCAGA BEKLERIZ.Saygilarimla YÖNETIM KURULU
  • can : Merhabalar sevgili hemserilerim surekli acilacak acilacak diyorsunuz ama bi turlu acilmadi bu radyo neden bi tartisma konusu acilip sitede insanlari bu konu hakkinda bir araya getirilmiyor boyle bi calisma baslatilirsa ise yarayacagini dusunuyorum...
  • beko : sitede mesaj yazın bize ulasırız yada
  • beko : sunucu yapmak isdiyen varsa bize ulasın
  • beko : arkadaslar cok yakında radyomu acılacak

Sadece Uyeler yazabilir!

Anket

Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?
 

Duyurular

Stop
Play

Son Resimler

hasan dede türbesi
English French German Turkish

Radyo Dinle

radyo soÄŸucak dinle soÄŸucak facebook grubumuz

Destekleyenlerimiz

Soğucak Köyü Reklam

Ziyaret

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün642
mod_vvisit_counterDün931
mod_vvisit_counterBu Hafta6382
mod_vvisit_counterGeçen Hafta7724
mod_vvisit_counterBu Ay20319
mod_vvisit_counterGeçen Ay33837
mod_vvisit_counterToplam789561

Yol Tv Online İzle

Elbistan Yerel Haber