İçimizdeki Cocuk
NazımHikmet
Salı, 20 Nisan 2010 08:13

İçimizdeki çocuk mu bu kadar çok ÅŸeyi isteyen?
İçimdeki çocuk beni her defasında yoruyor, ya ben yoruluyorum, ya karşımdakiler ya da içimdeki büyümeyen çocuk. Evet ya, çocukluÄŸunu yaÅŸamayan içimde kalan, büyümeye pek taraftar olmayan ufacık bir çocuk var. ÇocukluÄŸunu yaÅŸamak istiyor, insani bir duygu. Bu duyguyu tanırım, ta çocukluÄŸumdan beri, hiç bana yabancı gelmedi. Gelmez ki, zira benim bir parçamdır.

 Büyümeyen yanım. Bazen usulca ortamını bulup başını çıkardığı zaman, kimselere görünmeden elimi uzatır korka, korka ÅŸevkatla, sevgiyle, birazda gerçek yaÅŸamda göstermediÄŸim kadar tolerans tanıyarak onun başını okÅŸuyorum.


_“
Küçük Kızım, haydi ÅŸimdi ağız dolusu gül ve yapmak istediÄŸin tüm yaramazlıkları tüm coÅŸkunla yap, sana engel yok“ diyorum.
Seviniyor bu deyiÅŸime, gözleri muzip ışıltılarla doluyor ve bahar gülüÅŸlü çocuklar gibi o da içten tatlı tatlı gülüyor.
Gülmek hele içten, ta yürekten gülmek, kaygısızca kâhkâha atmak ne güzeldir. Hele çocuk gülüÅŸlerine hiç dayanamam, çocuk kahkahalarını iÅŸittiÄŸimde gözlerim her defasından Dersimdeki köyümüzün harmanlığına gidiyor. Harmanlık evimizin arka tarafında kalıyordu. Sanki bizim oyun alanımızdı, hiç oyuncağımız olmadı ve biz doÄŸal, taÅŸlarla, sopalardan edindiÄŸimiz oyuncaklarla oynadık.
Bilmiyorum hangimiz ne kadar çocukluÄŸumuzu yaÅŸadık? Bazen zaman tünelinde geriye dönmeyi ne kadar çok istiyorum. İyi olurdu, ancak ne zaman tünelleri var, ne de çocuksu düÅŸlerimiz, ne de uÄŸruna her ÅŸeyi geride birakıp gittiÄŸimiz ütopyalarımız kaldı, geriye biz „tek „ve yanlızlıklara tutunarak kaldık.


Bugün birden çocukluÄŸuma dönme isteÄŸim depreÅŸti! Belki çocuk olamam ancak çocuksu duyguları iyi tanırım, hiç yanımda uzaklaÅŸtırmadım. Ya da uzaklaÅŸmadı, çok inatçı bir çocuksu yanım ya da içimdeki büyümeyen çocuk çok inatçı olmalı.
„_
YüreÄŸimin derinliklerinden zaman zaman duygularımı yönlendiren içimdeki çocuÄŸa karşı çok ÅŸey borçlu olduÄŸum kadar ona karşı vefa borcumda olmalı“ diyorum.
Bugün güneÅŸli bir gün, güneÅŸin doÄŸuÅŸunu hep severim, batışını da hiç sevmem, bana dokunur. Tıpkı sonbaharın geliÅŸi ve yaprakların dökülmesi gibi, yüreÄŸimi bir hüzün kaplar. GüneÅŸin doÄŸuÅŸuna da bıkmadan saatlerce baktığımı hatırlıyorum, üstelik hâlâ karanlıklardan korkan yanım var, belki bir aralar unutulur gibi oldu. Ancak o da ortamını içimdeki büyümeyen çocuk gibi bulunca ortaya çıktı tekrar.
Evet bugün tüm toleranslı yanım hakim ve içimdeki çocuk her zamanki gibi ortamını yine yakaladı. Başını usulca çıkardı sığındığı yerden. Elim kendiliÄŸinden yüreÄŸime gitti, usulca; _“
Çocuk yüreklim, büyümeyen yanım, haydi hele biraz yaramazlık yap, sana bak karışmıyorum, ağız dolusu gül hele, sana doya doya bakmak istiyorum“ dedim.

Toleranslı olmak ne güzel bir duygu, sımsıcacık bir duygu seli kaplıyor yüreÄŸimi, gözlerim hafif nemleniyorsa da, yok nafile bugün kafamdaki karakollara yer yok, toleranslı günümdür, tadına gerçekten de doyum olmuyor. İyi de neden bunu sürekli yapmıyorum ki, engel mi var? Çok galiba, öncelikle kafalarda oluÅŸan karakollar olmalı, silip atmak zor ve çetin bir savaÅŸ gerektirir.
„_
Toleranslı Günüm“ Diyorum, ancak yinede bunu korkarak kimselere görünmeden yapıyorum, sanki suçmuÅŸ gibi. İyi de neden? Bunu yeterlice sorgulamaktan kaçınıyorum hâlâ. Zira biz çocukluÄŸunu yaÅŸamayanları ancak bizim gibi, bize benzeyenler anlar, yine de onlarında kafalarında da oluÅŸan karakollar bunu görmelerini engeliyor, bu da bizim gerçekliÄŸimiz.
Özellikle biz çocukluÄŸunu yaÅŸamayanların ruh hali benzer, içimizde büyümeyen bir çocukluk kalmış, nerede ortamını bulursa başını hafifçe çıkarır, çocukluÄŸunu yaÅŸamak için haylazlıklar yapar.
YaÅŸam kimileri için oldukça sonuna kadar açık, bol ÅŸanslarla dolu olurken, nedense bazılarına karşı, ya da toplumun büyük kesimine karşı bu konuda çok cimri. AdaletsizliÄŸi sorgularken bu yanımız hep sınıfta kalıyor, ya da sorgulamaya yeterince gücümüz yok, ya da hâlâ kafalarımızdaki „büyüdük“ kopleksi ve kafalarımızın içini dolduran bin bir düÅŸünce izin vermiyor. Sanki asık suratlı olmamızı emrediyorlar. Büyük olmanın tek somut örneÄŸi bu olmuÅŸ gibi. Ne zaman kafalarımızdaki bu kurulu karakolları yıkacağız? Bu karakollar kafamıza nasıl, ne zaman, nerede oluÅŸtu? Bu karakolları biz mi ya da bizi saran çevre mi oluÅŸturdu? Bunu ne kadar yüreklice sorguluyoruz? Sanmam hâlâ yeterince cesaret yok.
Hep düÅŸünürdüm, hani umutları tükettiÄŸim zamanlarda, ben ya da bazılarımız, yani biz siyaset yapmasını bilemedik, idealistçe ütüpyaları için baÅŸ koyanlardık, politikacı olamadık, politikanın kirlikliklerinide öÄŸrenemedik, pisliÄŸine de galiba bulaÅŸmadık, saf kaldık, yani biz devrimciydik.

Belki de hâlâ içimizde büyümeyen çocuksu yanımızda buna borçlu.

Erdemsizlerin, maskeli ÅŸarlatanların kendini pazarlamadığı çocuksu yüreklerin çoÄŸalacağı günler diliyorum...

Elif ORHAN

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Kaynak: Nurhakdagi.Net

Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
renginzreklam

Sohbet

Son Mesaj: 1 ay, 2 hafta once
  • sebahattin27 : Mrb arkadaÅŸlar herkesi radyo sogucak a bekleriz
  • beko : arkadaslar hic mesaj yazmıyorsunuz eksiklerimizi veya begendiklerinizi bize yazınki hatalarmızı düzetek
  • NazımHikmet : SoÄŸucak Köyünden Dünya"ya Acılan Pencere
  • beko : arkadaslar sitemiz gene sogucaknet olacak ve radyo 09.01.2011 acılıyor tüm dostları bekliyoruz bir iki güzel eser dinlemek icin ve hoÅŸ sohbet icin bekliyoruz sizlerii tammmm geliniz bak türküde söylerim ha )))))
  • kimsesizgolg : sevgili kamil balta yaptıkların ıcın koyumuz olarak tesekkur ederızde nıye ımalı olarak 100 tl verıp aldım yazmıssın yapmıssan koyune bır yardım yapmıssın para konusunu neden acıyorsun ayipp yanii hiç hoÅŸ degill
  • Erenay : Radyo Sogucak 01 Eylül Saat 15 de tekrar yayina baslayacak. Tüm canlari bekleriz....
  • beko : bakıslı genclerden yönetmeci arıyouz yapmak istiyen varsa bize ulasın
  • kamil balta : deÄŸerli canlar soÄŸucak köyü mezarlığındaki çitiller geçen yaÄŸan kar dan dolayı yereyatmışlardı bende onlara destek vermek için 100 tl verip direk aldım ve köyde ki çitilleri destekledim ama bundan sonra da haftada bir rutin olarak sulanması gerekli bunun için desteklerinizi bekliyoruz saygı ve sevgilerimle
  • kamil balta : deÄŸerli canlar mezarlıklara yaptığınız yeÅŸillendirme den dolayı hepinize sonsuz teÅŸekkürler
  • hacikus : agac dikiminde emegi gecen herkese ben kendi adima cok cok teskur ederim umarim emekleriniz bosa gitmez

Sadece Uyeler yazabilir!

Anket

Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?
 

Duyurular

Stop
Play

Son Resimler

hasan dede türbesi
English French German Turkish

Radyo Dinle

radyo soÄŸucak dinle soÄŸucak facebook grubumuz

Destekleyenlerimiz

Soğucak Köyü Reklam

Ziyaret

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1001
mod_vvisit_counterDün2913
mod_vvisit_counterBu Hafta1001
mod_vvisit_counterGeçen Hafta24600
mod_vvisit_counterBu Ay18490
mod_vvisit_counterGeçen Ay112905
mod_vvisit_counterToplam578126

Yol Tv Online İzle

Elbistan Yerel Haber