
|
Yazarlar -
Bülent Aldede
|
|
HikmetCeyhan tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 09 Kasım 2011 19:55 |
|
Hatayi mahlasıyla yazılmış, gerek ÅŸah, gerek can, gerek miskin, gerek kul, gerekse benzeri baÅŸka bir ön sıfat eklenmiÅŸ, bütün ÅŸiirlerin Åžah İsmail Safevi’ye ait olduÄŸuna yemin edemem. Ancak ona ait olmayanların da çok olduÄŸunu iddia eden sayın ArslanoÄŸlu’nun kitabından bazı çeliÅŸkiler de gördüm onları da paylaÅŸmak istiyorum. (Åžah İsmail Hatayi ve Anadolu Hatayileri, İbrahim ArslanoÄŸlu, Der Yayınları İstanbul 1992, ISBN 975-353-013-7). Bu durum bana insan hakları sözleÅŸmesinde “her insan suçlu olduÄŸu ispatlanıncaya kadar, mahsumdur.” maddesini hatırlatıyor. Çünkü biz yıllardır bunlar Åžah İsmail’e aittir diye biliyorduk ve o kitabı okuduktan sonra da hala öyle biliyoruz. Nitekim Åžah İsmail’e ait olmadıkları iddia edilmiÅŸ, lakin ispatlanamamıştır. Yine daha önce vurgu yaptığım Kaknüs Yayınları tarafından yayınlanan
|
|
Yazarlar -
Bülent Aldede
|
|
HikmetCeyhan tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 09 Kasım 2011 19:54 |
|
Hak nefes vermiÅŸse, sana kalan o verilen nefesle, o ilahi sesi dile getirmektir. Åžah İsmail de bu düÅŸünceyi, inancı kendinde barındıran bir Hak Ozanı olarak “Hatayi” mahlasını almış, yada o mahlas kendisine verilmiÅŸ, alevilerin yedi ulu ozanından birisidir. Ancak bununla birlikte bir devlet kurmasından ve bir padiÅŸah kimliÄŸi taşımasından dolayı, çok haksız yergilere maruz kalmış bir ulu insandır. Birçok yazar Åžah İsmail’le ilgili yorumlar yaptı; kimi onu bir türk hükümdarı diye tanıtarak, milliyetçi duruÅŸa Åžah İsmail’i, dolayısıyla aleviliÄŸi alet etmeye çalıştı, kimi “Åžah İsmail bir padiÅŸahtı ve O’nun anadolu aleviliÄŸiyle ilgisi yoktu,
|

|
Yazarlar -
Bülent Aldede
|
|
Bülent Aldede tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 09 Kasım 2011 19:53 |
|
Çaldıran Savaşı’nı bu yazıda biraz ayrıntılarıyla vermek gerektiÄŸini düÅŸünüyorum, çünkü Çaldıran Savaşı konusunda özellikle Osmanlı kaynaklarına dayalı çarpıtmalar ve Selim’i büyük bir kahraman ve müslüman(!), Åžah İsmail’i ise savaÅŸ meydanını korkusundan terk edip kaçan biri gibi göstermeye isbat amaçlı çabalar ve bunun sonucunda buna hizmet eden kötü niyetli, geçici baÅŸarılar mevcuttur. Oysa sadece sonuç itibarıyle Osmanlı’ların bu savaşı kazanmasının dışında, anlatılanlar ve söylenenler gerçeÄŸin tam aksini yansıtmaktadır. Åžah İsmail’i çok üzen bu yenilgiyi ayrıntılarıyla anlatmadan önce, bu noktaya gelene kadar Anadolu’da meydana gelen bazı olayları anlatmanın doÄŸru olacağını düÅŸünüyorum. Bu noktaya gelene kadar karşımıza çıkan iki önemli olay var: Biri Nur Ali Halife Ayaklanması, ötekisi ise 2. Bayezit’in tahttan indirilmesi ve yerine Selim’in tahta oturtulmasıdır.
|
|
Yazarlar -
Bülent Aldede
|
|
HikmetCeyhan tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 16 Ağustos 2011 20:16 |
|
Her ramazanda bir yerlerden, sigara içenlere, su içenlere, yemek yiyenlere, kısacası aÄŸzını oynatanlara saldırılar olur. Bunları yapanlar da kendilerini dini bütün ve dinin koruyusu sanırlar. Mevzu aslında derin ve uzun... Bir taraftan inandığı için saf bir kalple bu orucu tutanları da kırmadan ve tarihi ayrıntılarıyla yazmak da mümkün ama, ben kısa ve öz bir iki alıntı yaparak anlatmakla yetineceÄŸim. Önce ÅŸunu hemen söylemeliyim: Bir kiÅŸi eÄŸer baÅŸka insanlara oruç tutmuyor diye saldırıyorsa, o müslüman deÄŸildir, tuttuÄŸu oruç oruç deÄŸildir ve cehennemliktir. Bu yazdığım fetva deÄŸildir, emir deÄŸildir, sadece ben fakirin görüÅŸüdür.
|
|
Yazarlar -
Bülent Aldede
|
|
Bülent Aldede tarafından yazıldı.
|
|
Cumartesi, 22 Ocak 2011 00:27 |
|
1503 yılına kadar Akkoyunlu Emir Elvent’in Åžah İsmail’e karşı yeniden
saldırı niyetiyle deÄŸiÅŸik çabaları devam etmiÅŸtir. Bu çabalarda, çevredeki diÄŸer
sünni devletlerin kapalı ve açık desteklerinin etkisi büyük olmuÅŸtur. Mesela 2.
Bayezit’in Akkoyunlu’ları Safeviler’e karşı birlikte hareket etmeleri yönündeki
teklifleri ve böylesi bir harekette de her türlü desteÄŸi vereceÄŸine dair bilgiler
mevcuttur. Ancak Elvent Bey her ne kadar bu niyetle harekete geçmiÅŸse de, her
seferinde Åžah İsmail’in üzerine gitmesi, onu korkutmuÅŸ ve bunun sonucu kaçmak
zorunda kalmıştır.
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 / 4 |