|
Bir yılı daha geride bıraktık. Diyalektik; her zaman olduÄŸu gibi yine hükmünü sürdürdü. Acı ve sevinci, baÅŸarı ve baÅŸarısızlığı iç içe yaÅŸadık. Yeni bir yıla girerken 2012’de Türkiye halklarını acı ama gerçek daha zor günler beklemektedir. Özellikle süreç bugün halka örgütlü olmayı emrediyor. Hedefe kilitlenmek istiyorsan, deÄŸiÅŸime ve deÄŸiÅŸtirmeye talipsen örgütlü bir toplum olmak zorundasınız. Yani taşın altına elinizi koymalısınız ‘bende varım’ diyebilmelisiniz.
Yeni bir dünya hedeflerken veya bulunduÄŸunuz alanlarda vereceÄŸimiz mücadelenin yegâne aracı örgütlenmedir, örgüttür. Bu hayatın her alanında böyledir. DüÅŸmanlarınıza karşı verdiÄŸiniz mücadele de baÅŸarılı olabilmeniz için örgütlü olarak çelik bir güç olmamızı gerektirir. Bu da örgütlü her insanın içinde bulunduÄŸu kuruma karşı sorumluluk duymasıyla, eksikliklere, hatalara göz yummamasıyla, olumsuzluklara karşı sabırlı bir mücadele vermesiyle mümkün olabilir.
Her örgütlülük bir ihtiyaçtan doÄŸar. Her devrimci örgüt mutlaka iktidarı hedefler, kendi içinde de proletarya ideolojisinin ve siyasetinin hâkimiyeti için uÄŸraÅŸ verir. Devrimci bir örgütün kendi içinde de doÄŸru düÅŸüncelerin hâkimiyetini saÄŸlayamaması, önder olamamasını da beraberinde getirir. Bununla birlikte örgüt piri pak bir yapı deÄŸildir. Nihayetinde örgüt insanlardan oluÅŸur ve bu insanlarda belli sınıflardan gelmiÅŸlerdir. Bu sınıfların ideolojisini, bunun getirdiÄŸi zaafları henüz atamamışlardır üzerlerinden. Bu zaafların giderilmesi ancak örgüt içinde örgütlenerek, en aza indirgenebilir.
Sürekli bahsederiz; ileri-geri her insan örgütün bir parçasıdır, her insan kendi olumsuzluklarına karşı aktif mücadele etmeli, sürekli bir adım ileri atmalı, baÅŸkalarını da bir adım ileri taşımalıdır.
Son dönemlerde görülen o ki, örgütlü mücadele vermek isteyen her insan kendini örgütten biriymiÅŸ gibi görmemektedir. Ve kendi olumsuzluklarına ve örgütteki olumsuzluklara karşı yeterince mücadele etmemektedir. Örgüt içersinde de hataların var olabileceÄŸini düÅŸünememektedir. Böyle bir bakış açısı ise birçok yanlışı da beraberinde getirmektedir.
Yeni baÅŸlayan insanlarda örgütün ve örgütlü insanların hatasız olduÄŸuna, her ÅŸeyin mükemmel bir iÅŸleyiÅŸ içersinde yerine getirilebileceÄŸine yönelik önyargılar olabilir. İlerleyen süreç, sorunları görmemizi ve sorunları çözmek için çaba sarf etmemizi de beraberinde getirmelidir. Örgüte ve çeÅŸitli ilerici kurumlara “mükemmel” gözüyle bakıp, daha sonra bunun böyle olmadığını görüp mücadeleyi bırakanlar ya da tam tersi örgütü “yanlış ilan edip” kendisini hep “en doÄŸru” ilan edenler az deÄŸildir.
Avrupa’nın bazı alanlarında da eskiden örgüt adına aktif faaliyet yürüten bazı kiÅŸileri (kapitalizmin kendilerine sunduÄŸu bireyci, egoist yaÅŸam tarzı) onları yeni tip bir insana dönüÅŸtürdüÄŸünü, yani Kendi Zıttına dönüÅŸtüÄŸünü görebiliyoruz. Bunlar özel mülkiyet hırsına yenik düÅŸtüklerini kabullenmezler. Kendi geçmiÅŸleriyle yüzleÅŸme yerine, dürüst davranmayarak bir de örgütleri eleÅŸtirirler.
Hâlbuki düne kadar bulunduÄŸu alanlarda örgüt adına tavır alabiliyordu bu insanlar. EÄŸer bazı yanlışlar yapılmışsa, bundan en çok kendilerinin payı vardır. Dün devrimcilik yapanlar, bugün kapitalizmin kendilerine sunduÄŸu bireyci egoist yaÅŸam tarzına yenik düÅŸenler, yeni insanların örgütlenmesinde olumsuz bir örnek teÅŸkil etmektedirler.
Sorunun özü daima bulunduÄŸun alanda ve örgüt içersinde de bir sınıf mücadelesinin varlığıdır. Bu noktada her bireyin kendine ve baÅŸkalarına karşı duyması gereken sorumluluk boyut kazanmaktadır.
Var olan sorunlara yaklaşırken, her zaman içinde bulunduÄŸumuz yapının çıkarları ön plana geçmelidir. Yani bireysel görüÅŸlerimizden çok, örgütün bakış açısını ve çıkarlarını kavrayıp, bunu hâkim hale getirmeniz gerektirir. Bu da bireylerin her yanlışının düÅŸüncesinin belli bir sınıfın, belli bir ideolojinin ürünü olduÄŸunu görmemizle çözülebilir. Var olan hatalar insanların kiÅŸisel hataları deÄŸildir. Sınıfsal karakterlerinin yansımasıdır. Bu da ÅŸunu gösteriyor ki her ÅŸey kendi zıttına dönüÅŸebiliyor. Sınıf mücadelesi var oldukça bu tip vakalar olacaktır.
Yanlışları, doÄŸruya çevirmemiz için, olumsuzlukları açığa çıkarmamız, insanları koÅŸullar içersinde deÄŸerlendirmemiz, olumsuzların kaynaklarını tespit etmemiz, bununla birlikte eleÅŸtiri-özeleÅŸtiri mekanizmasını geliÅŸtirmemiz gerektirmektedir. Bugün toplumumuzda, insanların hatalarını açığa çıkarmanın adı “dedikodu”, insanların olumsuzluklarını kabul etmemeleri “tükürdüÄŸünü yalamaktır’’. Bu örgütlü insanlarımızda yansımaktadır.
ÖzeleÅŸtiri vermek “günah çıkarmak” kadar ağır gelmekte, eleÅŸtiri yapmak “yüz kızartıcı bir suç” olmaktadır. Bu durum örgütlü insanların birbirlerine ve örgüte karşı sorumsuz davranabilmelerini de beraberinde getirir. Yapılan her eleÅŸtiri, verilen her özeleÅŸtiri insanların aydınlığın güzergâhında ilerlemeleri ve örgütü de bu güzergâha sokmalarında kat edilecek yolların önünü açar. Her örgütte bu mekanizmanın iÅŸleyeceÄŸi organlar vardır ve bu organları iÅŸlevli kılmakla bu mekanizmayı harekete geçirmek çok önemlidir.
Devrimci her örgütte demokratik merkeziyetçilik vardır. Üstten alta herkesin söz hakkı vardır. Kendini ifade etme özgürlüÄŸü vardır. Ancak bunların var olmasına karşın, varlığının harekete geçirilemediÄŸi de görülebilir. İnsanlarda siyasi olarak ileri gördükleri insanları eleÅŸtirememe, azınlıkta kaldığında fikirlerini açıklayamama, bunları yaparsa burjuva partilerinde olduÄŸu gibi başına “kötü ÅŸeylerin” geleceÄŸine, fikirlerin bastırılacağına yönelik düÅŸünceler belirebilir. Böyle durumlarda her zaman süzgecimiz bilim olmalıdır. Fikirlerimiz, yaptıklarımızın bilimsel temellerini koyabiliyorsak ve doÄŸrularına inanıyorsak, bu tür çekinceleri kırmalı, bu doÄŸruları hâkim hale getirebilme çabasını gösterebilmeliyiz.
Mücadele verdiÄŸimiz her alanda, ideolojik zaaflar mevcuttur. Bunları görmeye çalışmak, bunları açığa çıkarmak görevimizdir. Bunların giderilmesi için özel bir çaba harcanılmalıdır. Buna raÄŸmen ilerlemiyorsak, koÅŸullar ve insanlar deÄŸerlendirilmeli, bu durumda somut olarak nelerin yapılacağı konmalı, her zaman bir adım ileriye varmak hedeflenmelidir.
Nerede olursak olalım, ne seviyede olursak olalım, baÅŸarıya giden yolda çalışmalarımızı daha da saÄŸlam kılabilmek için; yanlışlara ve her türlü burjuva politikalarına karşı acımasız olmalıyız, bunu baÅŸarmak için örgütlü olmak örgütlü mücadele etmek ÅŸarttır.
Çekinmeyelim! Burjuva düÅŸüncelere karşı mücadeleyi devam ettirelim! Yanlış bulduklarımızı, önce kendimizi, ardından koÅŸulları, sonra da yapabilecekleri düÅŸünüp harekete geçmekte biran bile tereddüt etmeyelim! İleri-geri demeden herkesin olumsuzluklarını olumluluÄŸa çevirmek için bir an bile tereddüte düÅŸmeyelim! EleÅŸtirelim, eleÅŸtirilere karşı objektif tavır koymayı öÄŸrenelim!
Birbirimizi eleÅŸtirirken düÅŸmanca deÄŸil, dostça, düÅŸmana inecek bir yumruk olmaya aday insanlar gibi eleÅŸtirelim! Olumsuz geri insanlarla sabırlı bir eÄŸiticilikle ilgilenelim. GeçmiÅŸi irdelemek, sorgulamak, geleceÄŸe iliÅŸkin hesapları olanların iÅŸidir. EÄŸer geçen yılı ya da yılları ne kadar doÄŸru tahlil edersek, güçlü ya da güçsüz, olumlu ya da olumsuz yanlarımızı ne kadar objektif deÄŸerlendirirsek önümüzdeki yılda ve yıllarda o kadar saÄŸlam, güçlü ve ilerleyen adımlar atmamızla mümkün olacaktır. Bunu baÅŸarmak için mutlaka bulunduÄŸunuz alanlarda örgütlenmek esastır.
Yeni yılda, her ÅŸeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleÅŸmesini temenni ederim. BARIÅž AYDIN
 |