|
Her sabah kalktığım zaman kendi kendime ÅŸöyle söz veririm: Dünya üzerinde vicdanımdan baÅŸka kimseden korkmayacağım. Kimsenin haksızlığına boyun eÄŸmeyeceÄŸim. AdaletsizliÄŸi adaletle yıkacağım ve mukavemet etmekte ısrar ederse onu, bütün mevcudiyetimle karşılayacağım. Mahatma Gandhi
Bir ülkede açlık varsa iÅŸsizlik vardır, iÅŸsizlik varsa yoksulluk vardır, yoksulluk varsa adaletsizlik vardır, adaletsizlik varsa hukuksuzluk vardır, hukuksuzluk varsa güvencesizlik vardır ve o ülkede güvencesizlik varsa, yaÅŸama hakkı kalmamış demektir. YaÅŸama hakkının olmadığı insanların korku ile iç içe, yaÅŸadığı can güvenliÄŸinin, olmadığı kardeÅŸin kardeÅŸi vurduÄŸu, Ülkemizin kan gölüne dönüÅŸtüÄŸü, bir zamanda bayram yapacağız.
YaÅŸama hakkının olmadığı bir yerde, zalimlik vardır. Zalimin zulmüne karşı çıkmamak, mazluma yapılacak en büyük kötülüktür. Ben zalimlerle birlikte varlık içinde yaÅŸamayı alçaklık, zalime karşı gelerek bulacağım ölümü ise yücelik sayarım. Çünkü zalimlerde vicdan olmaz, onlar ırkcıdır. Acıma duygusu olmaz, kendi ırkından olmadı mı doÄŸal afetlerde bile ırkçılık yapar. Kaybedilen cana sevinirler. Oysa ki, acının ve ölümün coÄŸrafyası yoktur. Çünkü gözyaşının rengi ülkenin ve ülkelerin her yerinde aynıdır. BaÅŸkasının ölümüne, gülümseyen herkes, gün gelir kendi gözyaşında boÄŸulur. Ülkemde ırkçılığın ve zalimliÄŸin hüküm sürdüÄŸü bir dönemde bayram yapacağız.
İnsanları ve halkları isyancı yapan, toplumsal kuruluÅŸunun temelindeki adaletsizliktir. Ülkemde adeletsizlik insani duygularını öylesine köreltmiÅŸki, insanların çoÄŸu artık sevmekten korkuyor, düÅŸünmekten korkuyor, sorumluluk getireceÄŸi için, konuÅŸmaktan korkuyor. Hata yapabilirim diye eleÅŸtirilmekten korkuyor. İnsanlığın kıymetini bilmediÄŸi için, unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir ÅŸey vermediÄŸi için, ölmekten korkuyor. Gerçekleri yazmaktan korkuyor. Aslında yaÅŸamayı bilmediÄŸi için. İşte böyle bir zamanda bayram yapacağız.
Kurt puslu havayı sever, bulanık ortamdan yararlanır, ortam ne denli bulanıksa o, o denli beslenir, birini diÄŸerine çatıştırarak kendini var eder, bu coÄŸrafyada yıllardır bu oyunlar sahneleniyor ve devam ediyor. Bu oyunları sahneye koyanlar maske takar, maskeyle dolaşır, onun kemiÄŸi yoktur, görev neyse o, nerde nemalanacaksa oradadır. O din maskesi takar dinci olur, milliyetçi maskesi takar milliyetçi olur. Kürt maskesi takar kürtçü olur. Alevi maskesi takar alevi olur. İşte böyle bir zamanda bayram yapacağız.
Egemen sınıflar yıllardır Kürt ulusunun varlığını inkar etmiÅŸ, onu yok etmek için her türlü yola baÅŸvurmuÅŸtur. Kürt halkını yok etmek için kimyassal silah kullanmaktan çekinmemiÅŸtir. Ulusal talepli Kürt ayaklanmaları terörle kanla bastırılmış, Kürt ulusunu bütünüyle yok etmeye yönelik bir asimilasyon politikası asırlardır izlenmiÅŸtir. Terörle, mecburi iskan yasalarıyla, kültürel asimilasyonla Kürt ulusu yok edilmek istenmiÅŸ, katliamlar hala devam ediyor. İşte böylesi bir zamanda bayram edeceÄŸiz.
Türkiye’de devrimci olmak çok zordur. Devrimci olmak; memurlar için, iÅŸçiler için mücadele ederken polis memurundan cop yemektir. İşkence görmektir, kitaplarını topraÄŸa gömmektir. En ücra yerlere sürülmektir. FaÅŸist kurÅŸunla ölmektir kimi zaman. Ya da vatan haini ilan edilmektir. Yaşı büyütülerek asılmaktır ama tüm bunlara raÄŸmen dimdik ayakta kalmaktır. Asla korkmamaktır, kanının son damlasına kadar savaÅŸmaktır. İşte böylesi bir zaman da bayram yapacağız.
Devrim ÅŸehitleri onurumuzdur. Onları anmak, sömürüye zulme, iÅŸsizliÄŸe, yoksulluÄŸa baÅŸ kaldırmaktır. Onları anmak, faÅŸist köleliÄŸe, emperyalist boyunduruÄŸa, sömürgeci esarete isyan etmektir. Onları anmak, iÅŸçi ve halk onurunu yükseklere kaldırmak; ahlakı ve vicdanı insanlaÅŸtırmaktır. Onları anmak, zengin karşısında fakire, sömüren karşısında sömürülene, ezen karşısında ezilene omuz vermektir. Onları anmak, umudu ve özgürlüÄŸü bir bayrak gibi dalgalandırmaktır. İşte böylesi bir süreçte bayram yapacağız.
DüÅŸenler devrim için; devrim yolunda vuruÅŸarak düÅŸtüler, kalbimize, ruhumuza ve bilincimize gömüldüler, onlar; kurtuluÅŸa kadar savaÅŸ ÅŸiarını, devrim yolunda kanlarıyla yazdılar, yolumuz devrim yolunda düÅŸenlerin yoludur. Acı olmadan özgürlük olmaz; emek vermeden zafere ulaşılmaz. Ezenle ezilenler arasındaki çeliÅŸkilerin doruk noktada olduÄŸu, ama hala devrimci güçlerin dağınık olduÄŸu bir süreçte bayramı yapacağız.
Türkiye’deki kavga, Kürt ile Türk’ün, inananla inanmayanın, sünni ile alevinin kavgası deÄŸil, egemen sınıflarlarla emekçilerin kavgasıdır ve bu çeliÅŸkilerle yaÅŸadığımız olaylar, faÅŸist diktatörlük için kolları sıvayanların kanlı saldırılarıyla biçimlenmektedir. Temel hak ve özgürlükleri korumak, ülkemizde yaÅŸayan bütün dillerin ve inançların anayasal güvencesi saÄŸlanması için Türk, Kürt, Çerkez, Ermeni, Arap, Laz, Alevi, Sünni, herkesin egemen sınıflarına karşı bir ortak devrim cephesi oluÅŸturarak halkların kardeÅŸliÄŸinin hakim olduÄŸu bir ülke için mücadele verildiÄŸi bir süreçte bayram yapacağız.
Åžehitlerimizin yaÅŸamlarını örnek almalıyız. YaÅŸamlarından öÄŸrenmesini bilmeliyiz. Her bir ÅŸehit yoldaşımızın örnek alınması gereken yığınlarca özelliÄŸi, pratiÄŸi vardır. Kiminin hapishanelerdeki duruÅŸundan, kiminin iÅŸkencehanelerdeki duruÅŸundan, kimininin militanlığından, kiminin savaÅŸcılığından, kiminin komutanlığından, kiminin önderliÄŸinden, kiminin mütavaziliÄŸinden ve en önemlisi de hepsinde ortak olan yoldaÅŸlarına halka devrime baÄŸlılıklarında öÄŸrenmeliyiz. Onlar gibi dava adamı olabilmek hepimizin baÅŸarması gerekendir. Bu bayramda devrim ÅŸehitlerini anmak ve bize emanet edilen çocuklarına el uzatmak bilinciyle hareket ederek Van’da evsiz kalan canlarımıza el uzatarak insani sorumluluklarımızla karşı karşıya olduÄŸumuz bir süreçte bayram yapacağız.
Alevi’ler Alevi’lik ders kitaplarına girdi diye sakın sevinmeyin “din kültürü ve ahlak bilgisi'' adlı kitapta anlatınların Alevi’liÄŸin öz gerçekliÄŸiyle bir ilgisi yoktur. Bu kitapta Alevi’lik çarpıtlarak ve özünden uzaklaÅŸtırlarak anlatılmış. Alevilik olmayan bir “alevilik tarifi” yapılmış. Yeni bir Osman’lı oyunu tekrardan sahneye konmuÅŸ, Alevi’leri Sünni’leÅŸtirmek için yeni bir senaryo sahneye çıkarılıyor. İşte böylesi bir zamanda bayram yapacağız.
Kerbela'da 72 kiÅŸi katledildi, Alevi’ler bunu unutmadı. Dersim'de 72 bin kiÅŸi katledildi, ama Alevi’ler bunu unutmak üzere." (İsmail BeÅŸikçi)
Aleviler yeniden kendi tarihleriyle yüzleÅŸerek önümüzdeki süreçte hurafelerden arınmış, bin yıllık Osmanlı katliamlarını bilince çıkararak baÅŸkalarının iktidar kavgası için ölenlerin yasını deÄŸil, Anadolu topraklarında katledilen yaklaşık bir milyon Alevi için kendi ÅŸehitleri ve canları için oruç tutmalıdırlar.
Aleviler Anadolu’da halkların kardeÅŸliÄŸinin pekiÅŸmesi için insan sevgisini her ÅŸeyden üstün tutan Enel Hak diyen Hallac-ı Mansurun sevgisini yaÅŸatmak için, halkların kardeÅŸliÄŸini savunan eÅŸitlikten yana olan Åžeyh Bedrettin’in direncini diriltmek için, zalime direnen haksızlığa baÅŸ kaldırarak idam edilen Pir Sultan’ın insanlık yürüyüÅŸünü takip eden Deniz GezmiÅŸ, Mahir Çayan İbrahim Kaypakkaya ve binlerce devrim ÅŸehitlerini anarak, onlara dua ederek bir bayram yaÅŸamalısınız. Cem evlerimizde semah dönerken dünyanın neresinde olursa olsun; diline, dinine, ırkına bakmadan tüm mazlum halklar için dua etmelisiniz, semah dönmelisiniz.
Birlik, beraberlik ve kardeÅŸlik ruhunun geliÅŸtiÄŸi, insanlığın hafızasına kazındığı, sistemin bunca ırkcı faÅŸist politikalarına raÄŸmen, Türk'ü, Kürd'ü, Çerkez'i, Laz'ı, Alevi'si, Sünni'si ile açlık, susuzluk ve yokluÄŸa raÄŸmen halkların kardeÅŸlik gücü ile, akıllara durgunluk veren devrimcilerin, eÅŸitlik mücadelesinin sonucunda, haklı ve ebedi kazancımız olacak olan bir ülkede, barış içinde kardeÅŸçe kimsenin kimseyi ötekileÅŸtirmediÄŸi sorunlarımızın çözümüne mantıkla, bilimle, akılla yaklaÅŸtığı, birlik ve beraberlik içinde kutlayacağımız insanların kurban edilmediÄŸi bir güzel bayram olacağı inancımla,
Bayramınız Kutlu Olsun.
BARIÅž AYDIN
Foto Alıntı: nurhakdagi.net
 |