HER KARIŞ TOPRAĞI KANLA YOĞRULAN KÜRDİSTAN!
Barış Aydın
PerÅŸembe, 20 Ekim 2011 21:24

Tarih kitaplarında ÅŸöyle bir ibare görürseniz hiç ÅŸaşırmayın “Zalimin zulmüne diÅŸiyle, tırnağıyla direnen, her karış toprağı kanla sulanan, burası KÜRDİSTAN!”  
 Kürdistan halkı kendi tarihini kendisi yazıyor. Türk ÅŸovenizminin ve ırkçılığın girdabına girmiÅŸ, bir ulusu yok sayma ve yok etme pahasına kaleminden kan damlatan dolar tüccarlarının yazdıklarına inanmayın. DiÄŸer bir mazlum ulusu yok ederek, kendi ulusunun “özgürlüÄŸünü” savunanların özgürlükçülüklerine de inanmayın. Çünkü diÄŸer bir ulusu ezen bir ulus asla özgür olamaz. DiÄŸer bir ulusun ezilmesini isteyenler, kendi ulusunu emperyalizme peÅŸkeÅŸ çekmekten, kendi ülkesini emperyalizmin açık pazarı haline getirmekten de çekinmezler ve kendi halkının deÄŸerlerine deÄŸil, emperyalizmin kokuÅŸmuÅŸ deÄŸerlerini savunurlar.
 

 Kürdistan halkı, var olduÄŸu günden beri bütün halklar gibi ezile gelmiÅŸtir. Osmanlılar zamanında da bütün ayaklanmaları, zulme baÅŸ kaldırıları kanlı bir ÅŸekilde bastırılmıştır. Feodal iliÅŸkilerin ağır basması sonucu aÅŸiretler iliÅŸkisinin yoÄŸun olması, bir ulusun özgürlüÄŸüne kavuÅŸmasının ödenen ağır bedelleri olmuÅŸtur. Bütün bunlara karşın, ulusal özgürlük türkülerinin söylendiÄŸi isyan bayrakları ellerden düÅŸmemiÅŸtir.
 Ezilen bağımlı ulusların özgürlük türküleriyle sınıfsal özgürlük türküleri hep yan yana yürümüÅŸtür. Ezilen uluslar, ezen ulusa karşı verdikleri mücadele de hep sıcak baka gelmiÅŸtir. Devrimci önderlikler olduÄŸunda ulusal mücadeleden sınıfsal mücadeleye sıçrama yapmasını bilirler. Çünkü ezenlerin zulmüne karşı verdikleri mücadele okulu, onlara daha ileri bir özgürlüÄŸü öÄŸretir. Ezilen ulusun verdiÄŸi mücadele demokratik bir mücadeledir. Demokratik öÄŸeleri güçlü ÅŸekilde içinde barındıran bir mücadele okulundan geçen halk, daha ileri bir mücadeleye açıktır.         
Her ne kadar ezilen ulus milliyetçiliÄŸinin derin izlerini haklı olarak barındırsalar da, ezenlerin zulmüne karşı verdikleri mücadele okulunda sınıfsal mücadeleyi daha kolay öÄŸrenirler ve demokratik haklarına daha fazla sahip çıkarlar. Ezilen ulus halklarının daha demokratik olmasının en önemli nedenlerinden biri de budur. Ancak ezilen ulus halkı kendi milliyetçi
önderliÄŸinin gerçek yüzünü göremediÄŸi, daha doÄŸrusu, komünistlerce gösterilmediÄŸi zaman, ezen ulus egemenlerinin boyunduruÄŸundan çıkıp bu kez, kendi burjuvazisinin boyunduruÄŸu altına da girerler ve kendi burjuvazisine karşı sınıfsal mücadeleyle karşı karşıya kalırlar.
 Kürdistan, bugün tamamıyla T.C’nin askeri iÅŸgali altındadır. Batıdan Kürdistan topraklarına doÄŸru adımınızı attığınızda bunu hemen görürsünüz. Yolunuz bir Diyarbakır’a düÅŸtüÄŸünde, buranın yabancı bir askeri iÅŸgal altında olduÄŸunu hissedersiniz. Elinde otomatik tüfekleri, ve halkı hor gören rambovari   ve davranışlarıyla, bu askerin bu halkın askeri olmadığını anlarsınız.   Diyarbakır’dan Batman, Mardin, Siirt, Şırnak ve Hakkâri’ye doÄŸru gidince halktan yabancı bir ordunun burayı iÅŸgal altında tuttuÄŸunu bütün iliklerinizde hissedersiniz. Her ÅŸey askeri kontrol altındadır. Adım başı aramalar, yabancı bir ülkeye gittiÄŸinizde bile sorulmayacak sorular, “ne arıyorsunuz”, “niye geldin”, “kimi göreceksin” sen buralı deÄŸilsin burada ne iÅŸin var vb. aslında bir sormadıkları pasaport kalıyor. Pasaportla gidilen ülkelerde bile bu tür sorularla karşılaşılmaz.
 Burası Kürdistan! Zulmü ve zulme ve zulme isyanın yaÅŸandığı bir yer. Zulme karşı ulusal ve sosyal kurtuluÅŸ mücadelelerinin verildiÄŸi bir toprak ve Kürt halkı kendi kaderi üzerindeki boyunduruÄŸu kırmak için her karış toprağını kanla sulamaya devam ediyor. 
 Zulmün baskının, sömürü ve vahÅŸetin olduÄŸu yerde, halkın sömürücü devlete karşı isyanı haklı ve meÅŸrudur.        Türk egemen sınıfları Kürt halkının isyanını her ne kadar “terör” diye suçlamaya çalışsa da halk kendi üzerinde vahÅŸet uygulayan despotlara karşı mücadele ediyorsa, bu mücadele meÅŸru bir savaÅŸtır.     Halka sömürü ve zulüm uygulayanların yaptıkları terördür.  Halkımız da bunu böyle bilmekte ve devletin terörüne karşı mücadele vermektedir. DaÄŸlarda yanan isyan ateÅŸleri halk tarafından sürekli körükleniyorsa, halk bu savaşın T.C. Devletine karşı verildiÄŸini bildiÄŸinden ve desteklediÄŸindendir.
 Her gün köylerin basıldığı evlerin ve köylülerin ürünlerinin yakıldığı bir yerde isyan olmaz da ne olabilir?  Boyun eÄŸmek mi? Asla!  Kürt ulusun sürekli baskı altında tutmak o ulusun ülkesinde sadece özel valilik sistemleri uygulanıyorsa Kürt halkını kıyımlardan geçirmek ve halkı birbirine kırdırmak için özel koruculuk geliÅŸtirmiÅŸsen isyan meÅŸrudur.
 Ve her ÅŸeyden önce bir ulusun kimliÄŸi tanınmıyor, kendi kaderini tayin etme hakkı zorla gasp ediliyorsa, dili ve kültürü üzerinde yasaklar uygulanıyorsa, baÅŸka bir söylemle, bir ulus zorla bir baÅŸka ulusun boyunduruÄŸu altında tüm ulusal haklarından yoksun olarak yaÅŸamaya zorlanıyorsa isyan etmek meÅŸrudur.
 Köylüler zorla göçe zorlanıp, göç etmeyenler katlediliyorsa halkın ormanları yakılıp hayvanını otlatan çoban “gerilla” diye kurÅŸunlanıyorsa halkın can güvenliÄŸi devlet tarafından yok edilmiÅŸ ve kendi güzelim topraklarında özgürce dolaÅŸamıyorsa isyan etmek meÅŸrudur.
   Bir ulusun seçilmiÅŸleri yöneticileri belediye baÅŸkanları tutuklanıp cezaevlerine dolduruluyorsa isyan etmek meÅŸrudur. 
 Daha düne kadar Kürt halkına insan dışkısı yediriliyorsa, halkın can güvenliÄŸi devlet tarafından yok edilmiÅŸ ve kendi güzelim topraklarında özgürce dolaÅŸamıyorsa orada isyan etmek meÅŸrudur.
 Günümüzde ise iktidardaki AKP ve egemen sınıflar katliamcı Kemalist politikalarını aynen devam etmektedir. Katliamların yaÅŸandığı bir yerde katliama uÄŸrayan ulusun halklarının isyanı haklı ve meÅŸrudur.
AKP Hükümeti “yaptırım kararları” aldığı İsrail’e aynı anda tarihsel bir hizmette bulunarak, ülke topraklarını ve halklarını Siyonizm’e kalkan yapmak anlamına gelen bu tarihsel sürece imza atan AKP hükümeti, ne ve devletine karşı isyan etmek meÅŸrudur. 
PKK`nin vermiÅŸ olduÄŸu mücadele terör deÄŸil meÅŸru müdafaa hakkıdır.
EÄŸer bu ülkede yönetici sınıflar bir avuç kalantorun saltanatını korumak için kan dökmeyi kendileri için bir hak olarak kabul ediliyorsa, buna karşı boyunduruk altındaki,   Kürt ulusunun can ve mal güvenliklerini korumak için kan dökücülere karşı her cephede silahlanmak ve savaÅŸmak hakkına sahip olduÄŸu gerçeÄŸine karşı hiç kimse duramaz. Onun içindir ki isyan etmek meÅŸrudur.
Bir ülke baÅŸtanbaÅŸa kan deryasına boyanmış ve bu ülkeyi kan deryasına boyayanlar, ülkenin kilit noktalarını elinde bulunduran sınıflar ise, hiç kimse bu sınıfların daha uzun bir süre bu kan deryasında boÄŸulmadan yüzmeye devam edeceklerini söyleyemez. Çünkü egemen sınıflar döktükleri her kandamlasıyla
birlikte sonlarını da hızlandırmaktadırlar. Onun içindir ki RÜZGÂR EKENLER FIRTINA BİÇERLER.
Kürt halkı üzerinde estirilen baskılar, bugün için aynı boyutta olmasalda Türk halkı üzerinde de estirilmektedir. Ve Kürt halkı ile Türk halkının kaderi aynıdır. Türk halkı, egemen sınıfların Kürt halkı üzerinde uyguladığı milli zulme karşı çıkmadıkça kendi kurtuluÅŸunu da gerçekleÅŸtiremez. Türk halkının kurtuluÅŸuyla Kürt halkının kurtuluÅŸu aynıdır. İki halkta T.C. devletinin sömürü ve zulmü altında da yaÅŸamakta ve ezilmektedir. Bu nedenle, Kürt ve Türk halklarının kurtuluÅŸu, ortaklaÅŸa mücadele vererek ve faÅŸist devletin tüm yaptırımlarına karşı ayaÄŸa kalkarak, Kürt ve Türk halklarının federal Demokratik Halk cumhuriyetlerini kurmakta yatıyor. 
        BARIÅž AYDIN
 

Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
renginzreklam
English French German Turkish

Radyo Dinle

radyo soÄŸucak dinle soÄŸucak facebook grubumuz

Destekleyenlerimiz

Soğucak Köyü Reklam

Ziyaret

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün567
mod_vvisit_counterDün931
mod_vvisit_counterBu Hafta6307
mod_vvisit_counterGeçen Hafta7724
mod_vvisit_counterBu Ay20244
mod_vvisit_counterGeçen Ay33837
mod_vvisit_counterToplam789486

Yol Tv Online İzle

Elbistan Yerel Haber