|
‘‘Ham ervah kusuru hep başkalarında arar. Hakikat ehli arifler ise kendilerinde.’’
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Vurun! Belki acı içinde kalabilirsiniz, ama sonuçta mutlaka size gerekli olanı kazanma kişiliğine ulaşacaksınız. İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Düşüncede vurun, davranışta vurun, moralsizlikte vurun, örgütsüzlükte vurun, kararsızlıkta vurun. Vurun ki kendinizi bulasınız.
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Tüm yanılgılı, yalanlı yanlarda vurun, korkularda vurun, yüzeysellikte, rastgele, uzlaşıcılıkta vurun. Vurun ha vurun! Sonuç ne olur? Müthiş bir kişilik çıkar.
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Arınırsınız dostunuzun, düşmanınızın kim olduğunu öğrenirsınız. Kiminle yola çıkacağınızı bilirsiniz. Kim olduğunuzu öğrenirsiniz, kendinizi tanırsınız.
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Tarihinizle yüzleşmekten korkmayın, yalanları vurun, inancınıza hakaret edenleri vurun, hurafecileri vurun. Vurun ki yeni Hızır Paşa’lar çıkmasın.
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Neden 12 imam, neden 12 pir, 12 dede, 12 derviş, 12 akil adamı değil de 12 imam alevilikte imam olabilir mi? Kim, niçin bu imamları ‘pir‘ diye bize kattı neden hiç düşündünüz mü?
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Düşmanlarınızı tanıyın 1239’dan bu yana katledilen yüzbinlerce alevi, içimizdeki düşmanımızı tanımadığmız için katliamlara zulümlere maruz kaldık.
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Seni asimle etmek için sana yalan söyleyeni, senin inancını yasaklayanın kimler olduğunu tanı, tanı ki celladına aşık olmayasın.
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. İçinizdeki hainleri tanımadıkca alevi kızılbaşlığınızı yaşayamazsınız, kendi inancınıza yabancılaşırsınız. Kendi inancınıza yabancılaştınız mı başka inançların yedek lastiği olursunuz.
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. İçinizdeki düşmanı vurun ki kendinizi bulasınız.
İçinizdeki düşmanı vurmaktan korkmayın. Aleviler, son yüz yıldır Kemalist ideoloji ve şeriatçılardan zarar görmektedir. Ama şeriatın temsilcisi Ali ile Kemalist ideolojinin temsilcisi Mustafa Kemal‘in resimleri Cemevlerimizde asılı… Nasıl bir anlayış ki bu, kendi celladına aşık bir toplum olmuşuz.
‘Doğru yolda giden kaplumbağa eğri yolda giden yarış atını geçer.’ J.J.Rousseau
Ey aleviler! Biz neyiz, kimiz, ne yaptık, niçin böyle olduk, 600 yıldır kendi inancımızı neden yaşayamıyoruz, doğrusu neydi, neden yapamadık? Takiyye yapmadan samimi bir vicdan muhasebesini yapmalısınız, yapmak zorundayız. İnancınızı hurafelerden arındırmak zorundasınız.
Anadolu topraklarında 1200‘lerden bu yana, Aleviler hep katliamlara maruz kalmışsa bir yerde hata var demektir. Acı, katliam, zulüm, sömürü, horlanma, aşağılanma, asimilasyon, kendini inkära zorlama, takiyyecilik yapmak, yeni Hızır Paşa’lar yetiştirmek, kendi değerlerine ihanet etmek. Bu alevilerin kaderi mi? Bu kaderi kim bize reva gördü. Hiç sorguladınız mı?
Ey insanlık! Ey dünya! Ey başkasının inancına saygı duymayanlar! Utanmıyor musunuz? Bu trajedileri seyretmekten bıkmadınız mı?
Ey insanlık! Bir toplum inancından dolayı bu kadar acı çeker mi? Bu ne makus talih. Ey Yezit’ler, Mervan’lar, Yavuz’lar, Kuyucu Paşa’lar, Hınzır Paşa’lar, Temel Karamollaoğlu’lar bıkmadınız mı, alevileri katletmekten?
Ey toprak! Doymadın mı kana? Ey aleviler! Artık yeter demeyecek misiniz? Dur demenin, diyebilmenin zamanı gelmedi mi? Hakkını aramak suç mu? Alevi, kızılbaş olmak suç mu? Yapılan bunca katliamı sorgulamak Alevilerin hakkı değil mi? Bunca katliamın neden niçin yapıldığını sormak, sorgulamak, bu bir intikam anlayışı olmamalı… Yeni katliamların olmaması için bir önlemdir ayrıca. Kendi tarihi ile yüzleşmedir. Ey Aleviler! Geceleri sıcak yatağınızda uyuyabiliyor musunuz? Hiç aklınıza gelmiyor mu, Hallac-ı Mansur, Şeyh Bedrettin, Pir Sultan’lar, hiç aklınıza gelmiyor mu, ya daha dün Sivas’ta diri diri yakılarak şehit edilen insanlar? Hiç aklınıza gelmiyor mu, Gazi’de öldürülen insanlar? Maraş’ta, Malatya’da, Çorum‘da, Gazi’de öldürülen sizler değil miydiniz? Neden, niçin hep katliamlara maruz kalırsınız, nerede hata yaptınız diye hiç kendinizi sorguladınız mı? Hatanız yok mu?
“Bir insan ne kadar çok şeye inanırsa o kadar az şey bilir. Ne kadar az şey bilirse o kadar aptal olur. Ne kadar aptalsa o kadar kolay yönetilebilir.”
Şimdi tam zamanı herkes düşünmek zorunda, 1300‘lerden önce yani islam Anadolu’ya gelmeden önce bu topraklarda yaşayan Alevilerin inancı ne idi, Aleviler ne zaman İslamla tanıştı, kim neden islamiyeti zorla alevilere benimsetmeye çalıştı ve islamiyet aleviliğe ne kattı?
Daha allah ile cihan yok iken
Biz anı var edip ilan eyledik
Hakka hiç bir layık mekan yok iken
Hanemizi aldık mihman eyledik
Edip HARABİ
‘Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez.’ Montaigne
Sorulması gereken soru şudur: Beş bin yıldır yaşayan Anadolu Aleviliğinin 1500 yıl önce yaşamış Ali nasıl oldu da Alevi yolu kurucusu oldu.
İslamiyet Anadoluya 1200‘lerden sonra geldi. İslamiyet Anadolu’ya gelmeden önce, Anadolu‘da yaşayan alevilerin inancı neydi, inançsızlar mıydı?
Aleviler islamla nasıl tanıştı? Alevilerin müslüman olduğu hangi tarihten itibaren söylendi?
Aleviler müslümanlar tarafından tarih boyunca neden katledildiler? Ali aleviliğe ne kattı? Bizim Araplar‘la inanç bazında ne gibi bir ortak yanımız var? Bizim müslümanlarla ne gibi bir ortak yanımız var?
Ali beş yıl halifelik yaptı, Ali aleviler için ne yaptı? Kendi celladınıza nasıl, neden aşık oldunuz?
Alevilik yolu bir insanlık yoludur; bundan dolayı Alevilerin kıblesi insan olmuştur, doğa olmuştur, güneş olmuştur. Mansur‘lar, Ebul Vefa‘lar, Pir Sultan‘lar, Seyid Rıza‘lar vb bizleri birleştiren temel değerlerdir. Kendimize rehber edineceğimiz yol ulularımızın bize öğrettikleri birliktir. Aleviler, bu anlamda inkarcılığa çalışan ve asimle etmek isteyenleri iyi tanımalısınız, oynanan bu sinsi ve kirli oyunu boşa çıkarmak zorundasınız. Kendi inancını yaşamak istiyorsan içindeki düşmana vurmak zorundasınız. Biz aleviyiz müslüman değiliz asla!
Barış AYDIN
 |